Vatan, Millet, Sakarya, Hendek

Din adamlarının İslam’ı anlatırken kullanacakları üslup çok önemlidir.

 

Orta yollu, kapsayıcı ve mütevazı oldukları taktirde, dünya işlerine dalmış bizlerin gönüllerine dokunmaları, Allah’ın izniyle daha mümkün olacaktır.

 

Kimsenin sert üslubu İslam’ı haklı yapmaz. O zaten haktır. Ancak Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in tabiri ile din nasihattir ve nasihat güzel bir dille yapılırsa ancak kalplerde yer bulacaktır.

 

Kuran’ın Kerim’de geçen bir ayeti okuyup, buna uyulması gerektiğini ve nasıl uyulacağını yumuşak bir dil ile anlatan bir din adamına laf etmek kimsenin haddine olmadığı gibi, farkındalık oluşturacağım derken kantarın topuzunu kaçırıp, kazanılması mümkün gönülleri incitmenin de haklı tarafı yoktur.

 

Ne demiş şair:

“Gönül yapmak Halil‘im Kâbe bünyâd etmekten yeğdir

Dil-i mahzunu şad etmek kul âzâd etmekten yeğdir.”

 

Bu dizelerin manasını ise başka bir alim şöyle açıklamıştır: “Bir gönül yapmak hacc-ı ekberdir (büyük hacdır). Kabe, Azer oğlu Halil’in (Hz. İbrahim) yaptığı bir binadır. Hakiki Kabe olan insan kalbi ise Allah’ın binası ve nazargahıdır (önemsediğidir)."