Okuduğum bir hikayeyi sizlerle paylaşmak istiyorum;

Yaşlı kadın ve oğlu evlerinin bahçesindeki ağacın altında oturuyorlardı.Küçük bir serçe kuşu yere konarak bir şeyler aramaya başladı.Yaşlı kadın serçe kuşunu görünce ;

‘’Bu ne?’’ diye sordu.

Gazetesini okuyan oğlu kafasını kaldırıp baktı ve;

‘’Serçe kuşu’’ dedi annesine.

Bir dakika sonra yaşlı kadın;

‘’Bu ne?’’ diye sordu.

Oğlu tekrar kafasını gazeteden kaldırıp baktı, suratı asıldı;

‘’Serçe kuşu ‘’ diye cevap verdi.

Bir dakika sonra yaşlı kadın;

‘’Bu ne ?’’ dedi.

Oğlu sinirle gazetesini katlayıp;

‘’Kuş dedim ya anne.Niye sorup duruyorsun hala…’’ diyerek sesini yükseltti.

Yaşlı kadın üzülmüştü.Gözlerinden birkaç damla yaş süzüldü.Oğluna dönerek;

‘’Benim odamdaki komidinin üstünde defterim var.Onu bana getirir misin?’’ dedi.

Oğlu yerinden kalktı ,eve girdi ve elinde annesinin istediği defterle geri geldi.

Yaşlı kadın defteri aldı ve bir sayfayı açarak oğluna uzattı;

‘’Bu sayfayı okur musun bana?’’ dedi.

Oğlu okumaya başladı;

‘’Bu gün biricik oğlumla evimizin bahçesine oynamaya çıktık.Oğlum bahçedeki kuşları görünce çok sevindi.Bana 127 kere ‘’Bu ne?’’ diye sordu.Ben de 127 kere ‘’Serçe kuşu oğlum’’ dedim.O kadar mutluyum ki…’’

Yaşlı kadın oğlu için günlük tutmuş ve beraber yaşadıkları her günü bu deftereyazmıştı…

Oğlu okuduktan sonra ağlayarak annesine sarıldı ve onuöptü.Yaşlı kadının ise o hüzünlü hali hemen değişmişti.



Herkesin çocukluk anıları hayatlarında ayrı bir güzelliktir.Çocukluğumuzda yaptıklarımıza ‘’ çocukluktu işte…’’ diyerek gülüp geçeriz…Ama bu konuda kendimizi haklı görürken,çocukluğuna dönen büyüklerimizekatlanmak zor gelir…



Annelerimizi;kendimizin,eşimizin ve çocuklarımızın rahat ve kaliteli yaşam tutkusu sebebiyle feda edebiliyoruz…

Tabi ki bu sözlerim herkes için değil;bizzat şahit olduğum bazı insanlar için…



Unutmamalıyız ki bizler, büyüklerimiz için hayatımızdan fedakarlık etmezsek,gün gelecek aynı fedakarlıkları ,görmedikleri ve yaşamadıkları için çocuklarımızdan bekleyemeyeceğiz…O zaman da çocuklarımızı suçlayamayız…Öğretmediğimiz birduyguyu nasıl onlardan bekleyeceğiz ki…

‘’Benim de rahat yaşamak hakkım değil mi? ‘’ diyerek,sadece kendimiz için yaşayamayız…

Annelerimiz kendi rahat yaşam haklarından feda ederek bizleri yaşattılar.

Bizler de uykumuzdan, sefamızdan ve zamanımızdan feda ederek annelerimizi mutlu etmeyi vazife bilmeliyiz…

Çocuklarımıza da bu konudaörnek olmalıyız…

Hiç unutmam ;

Anneanneme yakın oturduğum için onun işleriyle ben ilgileniyordum.Bir gün beni anneannem çok kızdırmıştı.Söylediklerimin hep tersini istiyordu.Ona anlatıyordum yine de anlamıyordu.Her şeye inat ediyordu.Ben de kızdım 2 gün gitmedim.Ertesi günü annem, anneanemin yanına gelmiş,beni arayıp

‘’Çabuk buraya gel’’ diyerek telefonu yüzüme kapadı. Zaten gidecektim :)

Annem İstanbul dan gelmişti.Bana kızarak;

‘’Bak kızım.Benim annem yaşlı.Biliyorum seni bunaltıyor.Ama ben senin için annemi üzemem.’’ Dedi.



Ben anneannemi üzmem ki…Ama nefsime yenildim.Evinde kalmak istiyordu.Yanıma getiremiyordum.Annem de anneannem evini istiyor diye ayda bir İstanbul dan gelip bir hafta anneannemde kalıyordu.Ben de anneanneme gidip geliyordum.

Keşke anneannem şimdi yaşasaydı da yine her gün ona gidip gelseydim…

Annem babaanneme de 7 sene yanında baktı.Babaannemin canı bir şey istediğinde annem hemen giyinip çarşıya gider,onun istediğini alırdı.Ben annemin babaannemin istediği bir şey olduğunda ertesi güne bıraktığını görmedim.

Büyüklerimiz büyüklerini hiç bırakmadılar. Bizler onları görerek ve onlarla yaşayarak büyüdük.

İyi ki Rabbim böyle nasip etmiş…Yoksa yaşlıları sevmek,onlara hizmet ve hürmet etmek duygusunun hazzını içimizde taşıyamazdık.



Kendi anne ve babalarına hizmet ettikleri gibi birbirlerinin anne ve babalarına da hizmet eden,bizleri de o duygularla büyüten ANNE ve BABAM ı çok seviyorum.

Biliyorum ki anne ve babasına değer veren ve hizmet eden kullarını Rabbim de çok seviyor.

Bize yol gösteren en güzel kitabımız Kur’an-ı Kerim’de Yüce Allah (C.C) ,ayetleriyle de açıkca beyan etmiştir.



“Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi, annenize ve babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, kendilerine öf! bile deme! Onları azarlama! İkisine de güzel söz söyle! Onları esirgeyerek alçak gönüllülükle üzerlerine kanat ger ve: Rabbim! Küçüklüğümde onlar beni nasıl yetiştirmişlerse, şimdi de Sen onlara (öyle) rahmet et (diyerek dua et!)”

İsra 23, 24



“Biz insana, anne babasına (en güzel bir biçimde davranmasını) emrettik. Çünkü annesi onu nice sıkıntılara katlanarak taşımıştır. Sütten kesilmesi de iki yıl içinde olur. O halde Bana ve annene babana şükret! Dönüş Banadır.”

Lokman 14



Allah’a emanet olun…