Farklı Bakış

Değerli Farklı Bakış okurları, bu haftaki yazımızı ülkemizin gündeminde son zamanlarda rahatsız edici bir şekilde yer alan cinsel taciz olaylarına ayırdık.

       Yazımızın başında ülkemizin önemli toplum bilimcilerinin bir saptamasını sizlerle paylaşmak istiyoruz  "Ya mutlak refaha ulaştıklarında ya da ekonomik ve sosyal çöküntüye girdiklerinde toplumların önce ahlakı bozulur, gelenekleri kaybolur, kural tanımaz hale gelir, ilk olarak; kadın erkek ayırımı yapılmadan tecavüzler, cinsel saldırılar ve tacizler çoğalır"

       Cinsel saldırı, insanların temel hak ve özgürlüğüne, bireysel özgürlüğüne ve bütünlüğüne yönelmiş en ağır fiziksel saldırıdır. Cinsel saldırı insanların duygusal, bedensel ve akılsal bir bütünlüğün bilerek bozulmasına neden olan bir saldırıdır.

       Ülkeleri toplumsal kargaşaya, çöküntüye götüren diğer bir neden de "Sürekli aşağılanmak, baskı altında tutulmak, insanların yaşam biçimine müdahale etmek, insanlara ve topluma güvenceden yoksun olduğu duygusuyla yalnızlığa itilme paranoyasıdır.

       Ülkedeki siyasi atmosfer insanları sıkıntıya sokuyor, toplumsal ayrışmayı özendiriyorsa ve çağdışı bir şekilde ülke yönetiliyorsa insanların ülkelerine sahip çıkma duygusu da dejenenerasyona uğramaktadır. Bizce ülkemizde yaşanan üzüntü verici durum budur!

       Son yıllarda kadınlara ve çocuklara karşı yapılan cinsel saldırı ve kadın cinayetleri konusunda toplumdaki duyarlılık arttı. Bu suçlara verilen cezalar tartışılır hale geldi. Çocuklara cinsel nitelikli saldırı ve kadına şiddet ve cinayet suçlarında ceza yargılamaları sırasında uygulanan indirimler ve infaz yasasından yararlanma, işlenen suçların cezasız kaldığı yönünde toplumumuzda bir algı oluşturmuştur.

 ÇOCUKLARI EĞİTMEK ŞART

       Bu konuyu uygun zamanda çocuklarımızla konuşmuş olmak, oldukça önemlidir çünkü, çocuklarımızı cinsel istismardan korumanın en iyi yolu budur. Cinsel istismar konusunda bilgilendirilmiş çocuklar, bu talihsiz deneyimi engellemek ve yaşadıkları istismarı güvendikleri bir yetişkin ile paylaşmak konusunda daha hazırlıklı olurlar.

 

 BAĞIRMAYI ÖĞRETİN

       Kötü niyetli kişiler çocuğunuza yaklaşınca çocuğunuzun oradan uzaklaşması sağlanabilir. Anne babası yanında değilse öğretmeninin yanına ya da güvendiği bir yetişkinin yanına gidebilir. Bekçi, polis olabilir. Parkta ve tek başına ise... Başka bir çocuğun annesine gidebilir. O da yoksa adama “git” demeli. Gitmiyor. O zaman bağıracak. Çocuğumuza bağırmayı öğreteceğiz. Çocuğa rahatsız olduğu zaman, büyüğe de bağırmayı öğretmek gerekiyor.

Bir yabancı geldi. Seni istemediğin bir şey için zorluyor. Ve sana dokunuyor. Sen bunu istemiyorsun. Bu ona söylediğin halde devam ediyor. O zaman bağırabildiğin kadar bağır.

 NE YAPMALI?

      Elbette, hiçbir şey bir anne-babayı çocuklarının cinsel istismara uğraması gibi acı verici bir deneyime hazırlayamaz. Fakat, anne-babanın bu travmatik deneyimi ele alış biçimi, cinsel istismarın çocuk üzerindeki kalıcı etkilerini büyük ölçüde belirler. Çocuğunuzun cinsel istismara maruz kaldığından şüphelendiğiniz bir durumda, polis gibi konuyla ilgili bir otoriteye durumu bildirmekten kaçınmayın.

 ÜSTÜNÜ ÖRTMEYİN

      Bazı aileler olayın üstünü örtüp yok sayarak çocuklarını çevrenin tepkilerinden koruduklarını düşünürler. Fakat cinsel istismar suçlamasında bulunmak ve bunu kanıtlamak kolay olmasa da, olayı görmezden gelmek çocuğun suçlunun korunduğunu düşünmesine neden olabilir. Cinsel istismarı gizli tutmak, gerçek anlamda suçluyu korumak ve ona başka çocukları da istismar etmesi için fırsat tanımaktır.

CİNSEL İSTİSMARA UĞRAYAN ÇOCUKLARIN EBEBEYNLERİNE  ÖNERİLER

      Çocuğunuza inanın: Uzmanlar cinsel istismar konusunda çocukların çok nadir yalan söylediklerini belirtmişlerdir.

      Çocuğunuzu yaşadığı istismar konusunda konuşmak için yüreklendirin: Çocuğunuz yaşadığı travmatik deneyimi atlatabilmesi için tekrar tekrar konu üzerinde konuşma ihtiyacı duyabilir. İyi bir dinleyici olmaya çalışın ve çocuğunuzun korku, öfke, aşağılanma, suçluluk, karmaşa, utanç gibi duygularını ifade etmesine yardımcı olun.

 

     Duygularınızı kontrol edin: Elbette çocuğu mağdurdan hemen hemen her anne-baba aşırı öfke duygularıyla isyan eder. Fakat böyle bir durumda, öfkenizi veya suçluluk duygunuzu çocuğunuzla değil, başka bir yetişkinle paylaşmaya özen gösterin. Böylece, çocuğunuzun olumsuz duygularınız için sorumluluk üstlenmesini engellemiş olursunuz.

 

     Uzman yardımı alın: Cinsel istismar mağduru çocukların bu olayın üstesinden gelmesine yardımcı olmak, çocuğa öz-saygısını ve kendine güvenini tekrar kazandırmak, onu suçluluk duygularından arındırmak, aile bu süreçte çocuğa nasıl yardım edebilecekleri konusunda destek vermek ve yetişkinlik döneminde ciddi bir psikolojik rahatsızlığın oluşmasını engellemek için bir uzmana başvurmaktan kaçınmayın.

 

    Yazımızın başında uzmanların belirttikleri " ekonomik ve sosyal çöküntüye girildiğinde toplumların önce ahlakı bozulur " sözünden hareket edersek önce Türkiye'nin içinde bulunduğu olumsuz durumdan kurtulmak gerekiyor.

Evlatlarını, kendilerini, ülkelerini, halkını düşünen  her birey Türkiye'yi bu duruma getirenlerden kurtulmak için çaba göstermelidir.