Selamünaleyküm.

Öncelikle tüm İslam âlemine geçmiş olsun, çünkü bu darbe girişimi İslam dünyasında liderlik misyonunu üstleneceği aşikâr olan ülkemizle beraber tüm mazlumları susturmak umutlarını kırmak adına planlanmıştı. Yüce Allah'ın yardımı, milletimizin ve devlet büyüklerimizin dik duruşu ile bu imtihanı başarılı ile göğüslediğimiz kanaatindeyiz.

Bu tür terör olayları her ne kadar başarısız olsada toplumdaki tahribatları küçümsenmeyecek kadar büyüktür. Peki, nedir bu tahribatlar ekonomik mi? Kültürel mi? Devletimizin itibarı ile alakalı bir sarsıntı mı?

Bu saydıklarımız hepsi zarar görmüştür, bunlar tabi ki küçümsenecek zararlar değildir fakat en büyük tahribat cemaat ve İslami bakış açısı üzerinde olmuştur. Çünkü düşmanlarımız artık bize kâfir olarak değil münafık olarak savaş açmıştır. Ve bu savaşta maalesef Allah'ı, Peygamber'i, Kur’an’ı Kerim'i, dini hassasiyetlerimizi kendilerine paravan olarak kullanma yoluna gitmişler ve bir bakıma başarılı da olmuşlardır.

 

Kendilerine yandaş seçerken dindar ama dini bilmeyen kişileri tercih ettiler. Sebebi ise dini kendi istedikleri gibi öğretmekti. Bugün geldiğimiz noktada kendini dindar diye adlandıran kişilerin silahsız vatandaşları uçak, tank ve helikopterden ateş ederek katlettiklerine şahit olduk.

 

40 yıldır bu ümmet en zeki çocuklarını dine hizmet için bu oluşumun okullarına gönderdi. Bu ümmetin kurbanları bu ümmetin zekâtları fitreleri bu oluşuma aktarıldı. Kendilerini tenkit eden, yanlışlarını ifşa eden biri çıktığında ellerindeki medya gücünü kullanıp o şahsı itibarsızlaştırdılar ve kimsenin gözünü açmasına müsade etmediler.

Cemaat ismini kullanan bu teröristlerden sonra cemaatlere Nasıl bakmalıyız?

Bildiğiniz üzere Kuran kursu ya da İmam Hatip okumayan biri için eğitim sistemimiz İslami eğitim almak için yeterli değildir. Bu açığı kapatma misyonunu bazı cemaatler üstlenmiş durumdadır.

Cemaatler konusunda sayısız fikir, tartışma konusu ortalarda geziyor. Kimisi tüm cemaatler kapatılsın diyor, kimisi bir kuruma bağlansın söz tek ağızdan çıksın, farklı fikir ve fetvalar olmasın diyor.

 

Herkesin kendine göre haklı sebepleri vardır elbette, ama bir grup hain çıktı diye dindarların terörist gibi değerlendirildiği dönemlerde bile dağı taşı medreseye çeviren hoca efendilerin emekleri yok sayılabilir mi?

Beşeri hiçbir menfaat beklemeksizin yüce kitabımızı, Peygamber (s.a.v) efendimizin sünnetini günümüze taşıyan zatı muhteremlerin emekleri hiç edilebilir mi?

Tabi ki sayılamaz Allah hepsinden razı olsun sayılarını artırsın bizlere de o şuuru nasip etsin. Biz hangi cemaatte gideceğiniz konusunda değil nereye gitmeyeceğiniz konusunda size bir miktar yardımcı olabiliriz.

  • Katıldığınız sohbetleri gerekirse kayda alın kurdukları 10 cümlenin en az 6'sı Allah ve Resulüne ait değilse bir daha o toplantıya katılmayın.
  • Kendi cemaatinden ya da tarikatından olmayanlara bu dünyadan cehennem bileti kesenlerden uzak durun.
  • Cemaatlerin, tarikatların görevi devlete, adam "YERLEŞTİRMEK" değil İslam’a sancaktar yetiştirmektir. Bu sorumlulukta olanları tercih edin.
  • Hoca efendi, şeyh efendi artık baştaki her kimse, kimseyi cennete götüremez çünkü kendisinin bile gidip gidemeyeceği belli değildir. Hocasının kitaplarını Kur'anı Kerim'den fazla okutan oluşumlarla mesafenizi koruyun.

İslam adına bişeyler öğrenmek için gidilen cemaat ya da tarikatlar başımızın tacıdır, ama kimliğimizi verip bizi cehenneme karşı sigorta ya da kasko yapacak bir oluşum yoktur.

Tevbe etmek için herhangi birine ihtiyaç yoktur gönülden geçen Nasuh bir tövbe kâfidir.

Son olarak şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır gibi bir efsane dolaşıp duruyor bu iddia asılsızdır en büyük şeyh Peygamber efendimizdir zira onun bir şeyhi yoktur..

Hayırlı Cumalar

Allah'a emanet olun.