Daha önceki yazılarımdan birinde, yeni validen neler beklediğimizi, sanat/müzik adına şehrimizde atılması gereken ve atılmasını beklediğimiz adımları dilimiz döndüğünce yazmaya çalıştım. O yazı, oldukça ilgi gördü. Sakarya’da müzik ile ilgilenen büyük bir kesim yazıma destek verdi.

Demek ki güzel bir noktaya temas edebilmişim diye düşündüm.

Bu yazıda da isteklerimizi bir de Sakarya Büyükşehir Belediyesi nezdinde anlatmak istedim.

Daha önce de belirttiğim gibi Sakarya’ya 2003 yılı Eylül ayında geldim. O tarihten beri işimiz, aşımız oldu. Eskilerin dediği gibi, “ilmin bir fazı öğrenmekse, bir fazı da öğretmektir” düsturu ile Sakarya’ya, Sakarya Üniversitesi çatısı altında hizmet etmeye, devletin bizi yetiştirdiği alanda öğrendiklerimizi, bulduklarımızı aktarmaya çalışıyoruz.

Yöneticilerin dikkatini belirli noktalara çekmenin de, görevlerimizden olduğu bilinciyle yazılarımızı kaleme alıyoruz. Belediyelerin halka ulaşma noktasında ayrıcalıklı bir konumu var, halka verilecek sanat/müzik eğitimi noktasında belediyelerin ve özellikle büyükşehir belediyelerinin eli, diğer tüm kurumlara göre daha kuvvetli oluyor.

Tıpkı çiftçiye ulaşmada, köylüye ulaşmada, esnafa ulaşmada olduğu gibi.

Bu ulaşım kolaylığını sanat alanında da büyükşehir belediyesi neden kullanmasın?

Örneğin yakın geçmişimize kadar faaliyetlerine devam eden bir Adapazarı Belediye Konservatuvarı var. Bu konservatuvara Nida Tüfekçi, Erol Sayan, Yücel Paşmakçı gibi büyük ve usta isimlerin gelip ders verdiklerini biliyoruz. Bu sebeple o zamanlar Adapazarı’nın bir çekim merkezi olduğunu da biliyoruz.

Çevre illerden, bu hocalardan ders almak için gelen vatandaşların olduğunu bildiğimiz gibi, şehrin müzikal dokusuna işlemiş müzik kültürünün burada da birçok Sakaryalıya verildiğini de biliyoruz.

Bu girizgâhın ardından Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce’den neler bekliyoruz?

  • Öncelikle bu konservatuvarın tekrar aktif hale gelmesi beklentilerimiz arasındadır. Yanlış hatırlamıyorsam bu konu seçim vaatleriniz arasında da vardı. Biran önce hayata geçmesi, insanımıza moral olacak, müzik kültürünün biran önce sonraki kuşaklara geçmeye başlamasına ön ayak olacak, bu alanda kaybettiğimiz kıymetli zamanları telafiye imkân sağlayacaktır.
  • Yıkılan AFA yerine yapılacak olan konser salonunun biran önce tamamlanmasını beklemekteyiz. Çünkü burası ulaşım anlamında sorunları ortadan kaldırarak, insanların sanata ulaşmasını kolaylaştıracaktır.
  • Çocukları müzik ile buluşturmalısınız. Bu alanda çocuklara yapılacak yatırım, yetişkinlere yapılacak yatırımdan daha kıymetlidir.
  • Öğretmenlerin, çocuklara ulaşma ve onları etkileme özellikleri düşünüldüğünde, öğretmenleri müzik ile buluşturmanın ve onlara özel bazı ayrıcalıkların tanınmasının kıymetli olduğunu düşünmekteyim.
  • Pandemi sürecinde yaptığınız arabalı sinema projesine benzer bir projeyi de müzik alanında hayata geçirerek, mahalle mahalle insanları müzik ile buluşturmanın da çok kıymetli olduğunu düşünmekteyim.
  • Şehrimizde müzik aktarımı yapmayı kendilerine görev edinmiş olan Sakarya Halk Müziği Derneği ve Sakarya Musiki Derneği ile daha sıkı ilişki içerisine girmenizin, o kıymetli topluluklarda görev alan yüzlerce insanı da şehre aidiyet noktasında olumlu etkileyeceğini bilmenizi isterim.
  • Bazı konferans ile “müzik” ve “sanat”ın ne olduğunu insanlara anlatmanızın da yine sosyal politikalarınızdan birisi olması gerektiğini düşünüyorum.

Yunus Emre’nin dediği gibi

“Kişi bile söz demini

Demeye sözün kemini

Bu cihan cehennemini

Sekiz uçmağ ede bir söz”

Biz de kem söz demeden, sözün demini bilerek meramımızı anlatmaya çalıştık. Gerisi, sekiz uçmağ edecek sözlerde.

Sağlıcakla…