Memleketimizin içinden geçtiği ateş çemberi hepimizin malumu. Pkk adı altında milletimize ve devletimize açık bir savaş ilan edilmiş durumda.

Bu savaşın sebebi artık Kürtlerin devletine, sisteme, düzene, yoksulluğa, ağaya paşaya kızıp ta dağa çıkması falan değil.

Bu savaş Kürtlerin dilini kullanamaması, siyasette temsil edilmemeleri gibi hamaset içeren sebeplerden çıkan bir savaş hiç değil.

Çünkü tüm bunlar artık geçmişte kaldı. Kürt vatandaşlarımızın çoğunlukla yaşadıkları bölgelerde kendilerini Kürtlerin tek temsilcisi olarak lanse eden siyasi parti hem yerelde hem de millet meclisinde hayal bile edemeyecekleri oranda temsil ediliyorlar. Ticaret yapıyorlar, istedikleri yere yerleşip para kazanıyorlar.

O zaman 7 Haziran’dan sonra şımaran bu cenah, gerçek yüzünü göstererek milletimize karşı tarihte örneklerini gördüğümüz bu acımasız savaşı yeniden neden başlattılar? Tüm hınçlarıyla neden saldırıyorlar?

Neden biliyor musunuz?

Zannettiler ki devlet güçsüz, Ergenekonla, balyozla, parelel oyunlarla orduları dağıtıldı. Yıllarca korkulu rüyaları olan ve “Allahtan başka kimseden korkmayan, Türk Milletinin fedaileri olan ve canlarını bu aziz millet için her daim vermeye hazır olan Özel Harekat” etkisizleştirildi.

“Çözüm süreci boyunca silahı yığdık, kurtarılmış bölgeler oluşturduk. Hendekleri kazdık her yere bombaları döşedik. Nasılsa içerde de bölücü tüm sol örgütlerle hazır ortaklık kurmuşken,  biz bu savaşa artık hazırız” zannettiler.

Yine bunlar , Müslüman-Türkün ezeli düşmanlarının, kadim dostlarının arkalarında olduğunu bilerek milletimize her zaman ki gibi yeniden saldırmaya, müslüman kanı içmeye karar verdiler.

Bu hainler, zamanında Ermenilerin, Rumların, İngilizlerin, Sırpların yaptıkları gibi camilerimize, okullarımıza, kundaktaki çocuklarımıza, kadınlarımıza, savunmasız askerlerimize, polislerimize haince pusu kurup katlettikleri gibi saldırdılar. Onun için diyorum ki;

Bu savaş Hilalle-Haçın kıyamete kadar sürecek günümüzdeki savaşlarından birisidir.

Bu savaş artık Hakla-Batılın savaşlarından birisine dönüşmüştür.

Peki, sonuçta ne oldu?

Uyuyan bir milletin,  Surda Cizrede, Hakkaride, Nusaybinde aynı Çanakkale deki kahramanlar gibi uyanmasına  “…Siperler arasında mesafemiz sekiz metre, ölüm kesin… Birinci siperdekiler, hiçbiri kurtulamıyor, ölüyor; ikincidekiler onların yerine geçiyor. Öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor hiç ufak bir fütur bile göstermiyor"; yeniden bu ruhun canlanmasına sebep oldular.

İşte bu savaş,

Yeniden Kürşadların doğmasına, yeniden Bozkurtların pusatlanıp, Tanrı dağını kuşatmalarına ve yeniden “bu milletin düşmanına vurmalarını” sağladı.

Son olarak bu savaş, yeniden dirilişe, milletin evlatlarının” Yurt için akmayan kanı neyleyim” demelerine,

“Kurdun dişine kan” değmesine sebep oldu.

Artık bundan sonra şairin dediği gibi,

….Zabiti, neferi karar vermistik

Vatan bugün bizden razi olacak

Nefer şehit, ordu gazi olacak,

kararına varmalarına sebep olmuştur.Allah bu uğurda şehit olan yiğitlerimizden ve gazilerimizden razı olsun.

Saygılarımla...