“Allah’a ve Allah’ın ipine sımsıkı sarılın.” Hz.Muhammed (s.a.v)

"Dünya; kötülük yapanlar değil, seyirci kalıp hiçbir şey yapmayanlar yüzünden tehlikeli bir yerdir."

(Albert Einstein)

İnsanların dedikleriyle yaptıkları uyuşmadığında ortaya öyle garip manzaralar çıkıyor ki,ağlanacak halimize gülüyoruz durumunda kalınıyor.

Bir işe karar verdiğimizde veyahut bir göreve talip olduğumuzda yaptığımız iş veya görev söz konusu olduğunda fedakarlık ve ispat gerektiğinde acaba ne durumdayız?

Hiç düşündünüz mü?

Bir Müslüman “İnandım ve iman ettim” dedikten sonra, parasıyla Yahudi veya hristiyanlara hizmet ediyorsa sizce bunda bir çelişki yok mudur?

Bir mü’min sözde ilim sahibi olduğunu iddia edip de vaktini boş işlerle harcıyorsa,

bütün gün oruç tutup,akşam iftar sofrasında şüpheli lokma yiyorsa,

Hz. Ömer’e hayran olduğunu söylerken bulunduğu makamda her türlü adaletsizlikleri yapıyorsa ve ihtiyacı yokken bir elbise bir elbise daha alarak israf ediyorsa,

beş vakit Allah (C.C)’ ın huzurunda durduğu halde başkalarına emir kulluğu yapıyosa,

“Elhamdülillah Müslümanım” diyerek faiz yiyorsa,adam kandırıp emanete hıyanet ediyorsa,

Sizce tüm bunlarda bir tuhaflık yok mu?

Ümmetinim diyerek,yaptığı her türlü hatayı haklı ve masum,her işini de mazur göstermeye çalışmakta cidden bir tuhaflık var.

İyilikleri Allah (c.c) ve Rasulü (s.a.v) adına yapmak dururken ,herkese yaranmak mantığıyla kendi nefsini hoş etmek adına yapmak kadar anlamsız,iyilik yapılan kişilerin de bu iyiliklerin kullardan olduğunu düşünmek kadar üzücü bir şey olamaz.

İspat edilmemiş sevgi gösteri yapmaktan öteye geçemez.

“Yandım Ya Rasullah” diyerek,dumandan,ateşten ve kordan mahrum bir yapmacık sevgi slogan atmaya benzer. Efendimiz gibi fedakar,tavizsiz ve kararlı bir İslam hayatını kendi hayatımıza uygulamadığımız sürece ne O’na sevgimizde ne da yapmak istediklerimizde sadık ve samimi olamayız.

Bizler ne yapıyoruz,ne yaptığımızın farkında mıyız?

Uyanmalı ve uyandırılmalı insanlar.

Kalbi darmadağın,toplum hayatı darmadağın,aile hayatı darmadağın olanlar…

Bunlardan bir ümmet gücü,bir millet gücü,bir aile gücü çıkmaz ve çıkamaz…

Bu işte bir tuhaflık var derken sanırım asıl tuhaflığın bizlerde olduğunu anlamışsınızdır.

Düşündüklerimizi ve inandıklarımızı hayatlarımıza uygulayarak yaşayabilmek umuduyla,

Allah’a emanet olun…