Ben öncelikle bu başlığı neden seçtiğimi anlatmak istiyorum.41 yıldır çalışmaktan onur duyduğum milli eğitim camiası içinde neler yaşadığımı anlatsam,buna sayfalar yetmez.Gaz lambasıyla yaşanan bir ömür.Ama bunları yazmak belki de yeniden keşke o günler geri gelse demeye itecek gibi beni.

 O günleri hatırlıyorum da içimden hüngür hüngür ağlamak geliyor. Sevginin, saygının, inanılmaz kardeşlik duygusunun, birliğin, beraberliğin öğretmene verilen değerin, aile okul bağının ve amirlerinin memurlarına karşı olan sevgi ve saygısını,öğrencilerin öğretmenlerine karşı gösterdiği saygıyı,Velilerin öğretmenlerle olan kaynaşmasını yıllar sonra karşılaştığımızda beni tanıdınız mı öğretmenim. Ben şu nolu A.. Ha…’nım elinizi öpebilir miyim dediğini  hatırladıkça.

 Ne oldu bize beyler ne oldu?Okullarımız birer kavga ve kin yuvası haline geldi.Her türlü kötü alışkanlıklar,öğretmenini darp eden,hatta öldüren öğrenciler hortladı okullarımızda.Veliler öğretmenleri aşağıladılar,onlara saldırdılar.Sanki güçlünün güçsüzü ezdiği vahşi belgesel seyrediyor gibi olduk.

  Neden mi?

  Çünkü herkes maddiyata bağlandı.Maneviyatımız sıfırlandı.Herkes bunu teknolojiye bağladı.Hayır beyler hayır! Aile hayatımız sıfırlandı.Her aile ekmek parası peşine düşünce çocuklarımıza ayıracak zamanımız kalmadı.Daha konuşmaya başlar başlamaz hadi oğlum şu amcana bir söv bakalım dedik.Önce amcaya sövüldü,sonra babaya.Okula başladık benim çocuğuma kimse dokunamaz dedik.Eve geldiğinde otur çocuğum okulda sana öğretmenin bir şey söylerse hemen bana söyleyeceksin ben ona ne yapacağımı görürsün demedik mi?Okulda disiplin kalmayınca çocuklarımız okulda, sokakta birbirlerini darp etmediler mi?Öğretmenlerine yumruk atmadılar mı? Sokak ortasında öldürmediler mi? Çocuklarımızı yarış atı gibi kullanmadık mı?Çocuğunun eğitimi için her şeyini ortaya koyan aileler, öğretmenler size sözüm yok.Bizler canla başla çalışan, her gün bir sonraki günün ödevini yapmaya hazırlanan yavrularımızın hakkını çalmadık mı?Önce OKS sonra TEOG diyerek sadece sadist duygularımızı tatmin etmek istemedik mi?Her ders için bir komisyon hazırlayarak 120 soruyu bile doğru olarak sormak zahmetine katlanmak yerine torpil mekanizmasını işletmedik mi?Sayın bakan devlet okulları özel okulların gerisinde kaldı deme gafletine düşmedi mi?Bir okulda 4 Türkçe,4 matematik,3 sosyal,4 fen ve teknoloji,4 ingilizce ve 4 din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni olan bir okulla sadece bir branş öğretmeni olan diğer okulları aynı sınava tabii tutmadık mı?

        Şimdi soruyorum:

     Sayın bakanım her kırk dakikada bir sınava giren sonra on dakika dinlenme verdiğiniz o yavrularımızın nasıl bir psikoloji ile ikinci sınava girdiğinden haberiniz bile yok değil mi?Niye olsun nasıl olsa sizin gibilerin çocukları ya Avrupa’da ya ABD’de Ya da İngiltere’de okuyor değil mi? Bu insanlar hangi milli duyguyu taşıyarak milli eğitim bakanı oluyor anlamış değilim.

                Bu çocuklar kimin beyler! Hepimizin yarının umutları dediğimiz bu çocuklar kimin! Gelin hep beraber  bu çocuklara ve onları eğiten – öğreten öğretmenlere sahip çıkalım.Çıkalım ki yetiştirilen her yavrumuz Vatanına,Bayrağına,Milletine ve ailesine  faydalı birer insan olsun.