Spor Dünyası

Bu hafta Hendek Sporun maçını saha içinden değil özellikle tribünden izledim. Fevkalâde duygusal reaksiyonlar tespit ettim. Ama söylemeden de edemeyeceğim seyirci olmakla taraftar olmak aynı şey değil. Biz seyirci olarak sahadayız taraftar olsak yada olabilsek Hendek gerçek bir futbol cehennemi olur. İnşallah yavaş yavaş taraftar kimliğimize de kavuşuruz.

Sahadaki oyunu yada sporcuları konuşmak istemiyorum diyebileceğim tek şey yenildiğimiz takım bizim rakibimiz değildi. Her yönümüzle üstün taraf bizdik. Bu haftaya kadar oyuna bu kadar etki eden bir hakemde olmadı. Demeyin mağlubiyete kılıf arıyor diye. Ama gerçekten verilmeyen iki bariz penaltı oyunun bütün gidişatını etkiledi.

Amacımızdan oldukça uzaklaştığımız bir mağlubiyet oldu. Bu saatten sonra bu fark zor kapanır o zaman ne yapmalı. Çok basit oyuna sonradan giren Enese ve bu gibi gençlere daha çok zaman tanınmalı ve yavaş yavaş önümüzde ki sezonun planlaması yapılmalı. Ne kadar genci kazanırsak önümüzde ki sezonun maliyetini o kadar düşürmüş oluruz. Belki bunları yazmak için erken diyebilirsiniz ama lig kuralları aslında bunu gerektiriyor. Ligi ikinci bitirmek başarı değil. Şampiyon olamıyorsanız ilden gurupta olan takımları geçmeniz yeterli oluyor. Şu anki puan durumu ve Arifiye ile Pamukova’nın durumunu da göz önüne alırsak sizlerde benimle aynı noktaya gelirsiniz.

Bu dakikadan sonra seyirciyi futbolcuyu başkanı yada hocayı yerip ortamı germenin bir anlamı yok. Biliyorum ki her puan kaybında en çok canı yanan bu işe en çok emek veren kişilerdir. Derhal birlik ve beraberlik içerisinde her görüşü dikkate alarak ve değerlendirerek önümüze bakmalıyız. Hep söyledim yine söylüyorum. Biz belediye başkanıyla, kulüp başkanı, hocası, sporcuları ve Hendek halkıyla Hendek Sporluyuz biz kocaman bir aileyiz. Yenersek hep beraber yeneriz, yenilirsekte hep beraber yeniliriz, biz Hendek Sporluyuz...

Kalın sağlıcakla