Bazı ölümler sessiz sedasız gelir ve acısını inceden inceye yüreğinizde yaşarsınız.

Haykırmak istersiniz, bağıra bağıra, hıçkırarak ağlamak.

Ne ağlaya bilirsiniz nede normal bir günü yaşayamazsınız. Eliniz ayağınız tutmaz, yiyemez, içemezsiniz.

Çocukluğunuzun en masum anılarında var olan bir dostu, kardeşi kaybedersiniz.

Hendek sokakları şahitti dostluğumuza

Bizler bu şehrin güzel çocuklarıydık. Yalan, haram bilmedik.

Birdik, beraberdik ve büyüğümüze saygıda kusur etmez, küçüklerimizi korur kollardık.

Aynı sokakların farklı kültürlerden çocuklarıydık ama söz konusu hendek ise bir ve tektik.

Sen herkesin her derdine elinden ne gelirse koşan mert ve yiğit insan;

Gençliği hiçbir kaba sığmayan su ve hiçbir suyun söndüremediği ateş parçası gibi geçen bir güzel insanı kaybettik. Kırk yıllık ömür kendi tabiri ile hızlı geçti. Kırk yıla her şeyi sığdırdı.

Hayatı boyunca yalanı, riyası olmayan, doğru bildiğini her şart ve koşulda savunan ve söyleyen bir kardeşi kaybetmenin acısını anlatmaya çalışmak ne kadar zor.

Dimdik yaşadın ,onurlu bir hayat sürdün  amansız bir hastalık ile savaştın ne kadar yanında olabildik bilmiyorum ama bildiğim bir şey var evlatların evladımız.

 

İnna Lillâhi Ve İnnâ İleyhi Raciûn 
Şüphesiz Biz Allah'tan Geldik ve O'na Döneceğiz

Ruhun şad olsun mekanın cennet olsun kardeşim,dostum Fikret TURAN