Vatan, Millet, Sakarya, Hendek

Can Azerbaycan!

Sana bu mektubu, hayalini kurduğumuz büyük Turan ülkesinin Sakarya vilayetinden yazıyorum. Kahraman evlatlarının son birkaç zamandır vermiş olduğu mücadele ile, yüreğimize güneş gibi doğan ay yıldızlı bayrağına ve bütün karındaşlarımıza selam olsun!

Öncelikle bilmeni isterim ki can demek: Yaşamayı sağlayan madde dışı varlık demektir. Biz sana can demekle, senin başına bir kötü hal geldiğinde bizim de varlığımızın sıkıntıyı düştüğünü, cümle alem bilsin istedik. Bilsinler ki ne sana ne bir parça toprağına ne hasret mısraları yazan şairlerine ne ruhumuzu okşayan ozanlarına ne güzel gözlü balalarına bir zarar vermek isteyenler; bin kere düşünsün!

Uyarması bizdendi, cezaları ise bizim elimizle yüce Allah’tan!

Nitekim onlarca yıldır acılar içinde kıvranan Karabağ, Türk varlığının tek vücut haline gelmesi ile çok şükür bir nebze olsun ıstırabına teselli buldu.

Yüzlerce yıl bir arada yaşarken, kendi dümenleri yerinde olup sesini çıkarmayanlar, vahşi batının doymak bilmez nefsinden esen rüzgarlar Türk yurdu üzerine kara bulutlar getirdiğinde, yelkenlerini ihanetle dolduran mezalimler olarak karşımıza çıkmışlardı. Bu hainler Anadolu’da sahipsiz sandıkları masum insanlarımızın ocaklarına çökmüşler, sonra hak ettikleri gibi cehennemin dibine kadar devam edecek yolculuklarına sürülmüşlerdi.

Kendi içinden çıkan ihanete, yine kendine yaraşır bir vicdan eşliğinde müdahale edip bu zalimlere kapıyı gösteren Enver, Talat ve Cemal Paşalarımızın ruhu şad olsun!

Mezalimlik elbette yer değiştirince kaybolmuyor. Müsait bir an ele geçirdiğinde hemen kanlı ellerini masumların bedenlerine geçiriveriyor. Öyle ki yıllar önce Hocalı’da; kundaktaki yavrularımıza, asırlık yaşa gelmiş büyüklerimize kıyıp yüreğimizi kanatmıştı.

Bugün ise Allah’ın nizamından başka gayesi olmayan aziz Türk milleti belini doğrultmuş, bir ve beraber şekilde, topraklarına uzanan hançerleri sahiplerinin boğazına dayamış, onları pes ettirmiştir.
Şimdi hayalimizin gerçekleşmesi daha yakındır!

Aynı dili konuşan Türk evlatlarının, aynı ufukta birleşmesinin, yeni bir çağın açılmasına vesile olacağından hiç şüphemiz yoktur!

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, Mehmet Emin Resulzade’nin, Başbuğ Alparslan Türkeş’in, Ebulfez Elçibey’in miras bıraktığı dava, onlarla Tanrı dağında buluşana kadar, nesiller boyu yürütülecektir. Bundan herkes emin olsun!

Son olarak Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin sözleri ile satırlarıma son veriyorum:
“Kanımızla, canımızla Azerbaycan’ın yanındayız”.

Kalın Sağlıcakla.

Not: Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Sakarya şubesinin Azerbaycan’a mektup kampanyasına katıldığım satırlardır.