Vatan, Millet, Sakarya, Hendek

Duvardaki takvim yaprakları tek tek koparıldıkça ilerleyen zaman, son on yılda o kadar hızlı geçmeye başladı ki artık kimse takvim kullanmaz oldu.

Akıllılarımızın bile akıl erdiremediği bilimsel, teknolojik gelişmeler yaşandıkça, doğu ile batı, yer ile gök arası mesafeler kısaldı

Fakat nesiller arası uzaklık adeta dibi gözükmeyen karanlık bir uçuruma dönüştü.

Sokakta birbirlerine selam vermek için yarışan,

Evlerine dağılmadan önce bir birlerine hakkı ve sabrı tavsiye eden,

Komşusunun aç olduğunu bildiğinde kendisinden önce ona yediren,

Yerini yurdunu bırakmak zorunda kalanları kendi mirasçısı yapan,

Devletin en tepesinde olduğu halde eski elbiseyle gezen,

Memlekete yaptığı hizmeti kimsenin değil sadece Allah’ın takdiri için yapan,

Vatanı, milleti, dini ve devleti için her türlü çileyi çekip hiçbir taviz vermeyen,

Nesillerden

 

Sokakta bir birinden kaçan,

Dedikodu, fitne, fesat etmekte yarışan,

Komşusunun aç olmasını bırak kim olduğunu bilmeyen,

Yersiz, yurtsuz olanlara kafasını çevirip bakmayan,

Devleti yönettiği için her türlü harcamayı ve lüksü kendine hak gören,

Sırf o yaptı desinler diye bir hizmeti yaparken kanunsuz, kuralsız yollardan gidebilen,

Ticareti bozulacak biraz darda kalacak diye ne kadar kutsalımız varsa çiğnenmesine ses etmeyen

Nesillere…

Belki hepsini yapmıyoruz ama bir kısmını mutlaka yapıyoruz veya yapanlara göz yumuyoruz.

Böyle devam edemeyiz. Turan ülkesini kuracak o kutsal neslin artık, milli, manevi, ilmi ve kültürel olarak topyekûn bir mücadele içerisine girmesi gereklidir.

Bu mücadelede kullanılacak yöntemler yıllar önce atalarımız tarafından bize tariflenmiştir. 

“Tavrın doğru hareketin temiz olsun, yoldaşın akıl, danışmanın bilgi olsun.”

“Doğru ol doğru, yola gir ve hep doğrulukla hareket et böylece kötü ve eğri yola gelir, tavrını değiştirir.”

“Her zaman meşhur bey olarak kalmak için Allah nasip ederse, şu dört şey gereklidir.

Biri doğru sözlü olmak, ikincisi memlekette kanunu devletle uygulamak

Üçüncüsü açık elli ve cömert olmak, halka karşı şefkat göstermek

Dördüncüsü düşmanına boyun eğdirmek, memleket işlerini yapmak için azimkâr ve cesur olmak. “ (Kutadgu Bilig - Yusuf Has Hacip)

 

Kardeşlere, dostlara ve dünyada ki tüm mazlumlara yetecek, mavi gökte güneşi, gece karanlıkta ayı, gezegendeki en parlak yıldızları üzerinden eksik olmayan

O eşsiz yurdun kurulması için yola çıkacak olan

Koca yürekli Türk yiğitleri,

Atalarınızdan bize emanet en keskin kılıç doğru olmaktır.

Bu kutlu yolda tüm varlığımız, tek silahımız budur.

Atalarımızın sözünden, yüce Allah’ın yolundan ayrılmayasınız.

Kalın sağlıcakla.