Allah biz insanları alemlerin en şereflisi ve en akıllısı olarak yaratmış. Bize mutlaka doğru olmamızı ve bilmediklerimiz üzerinde asla durmamamızı istemiştir. Oysa biz yaratılışımıza çok farklı bir şekilde hareket ederek bilmediklerimiz hakkında yorum yapmaktan, söyleneni doğru olarak göstermekten o kadar çok hoşlanıyoruz ki anlatamam. Hele bazılarımız var her konuyu her meseleyi her işi çok iyi biliyorlar. Dünyada bilmedikleri anlamadıkları yapamayacakları hiçbir iş yok sanki maazallah.

               Bir aile, çocuklarının büyüyünce hangi işe meyil göstereceğini merak eder. Bunun üzerine evin en yaşlısı, bir masanın üzerine bir kutsal kitap, bir şişe şarap, bir demet para, bir kaset, bir top ve bir de kitap koyar ve der ki: -"Çocuğu masaya koyacağız. Kutsal kitabı alırsa din adamı, şarabı alırsa bir alkolik, parayı alırsa bir tüccar, kasete uzanırsa bir müzisyen, topu alırsa bir sporcu, kitabı alırsa bir yazar olacaktır!" Dedenin direktifleri doğrultusunda çocuğu masaya bırakır aile ve merakla gözlemeye başlar. Çocuk bir an önündekilerin hepsini süzer, sonrada üzerlerine koşarak, hepsini kucaklar. Böyle bir şey beklemeyen aile, meraklı gözlerle dedeye döner, dede açıklar: -"Demek ki bizim çocuk politikacı olacakmış!"

                Bu günün politikacıları da böyle değil mi? Maşallah her ince noktadan anlıyorlar. Her şeyi kucaklıyorlar. Politikacılarımız sahneye çıktıklarında ekonomi, hukuk, tarım, orman, denizcilik, savunma; maşallah gelecekten haberdar olanlar bile var. Kendilerine hangi makamı verirseniz verin konuşurlarken bir bakıyorsunuz o konu üzerinde uzmanlaşıyorlar. Mecliste kayıkçı kavgası yapanlar kendi menfaatleri ortaya çıkınca canciğer olmuyorlar mı? Asgari ücretliye, emekliye memura zam verecekleri zaman aylarca meclisi birbirine katmıyorlar mı? Kendi maaşlarına zam yapılacak oldukları zaman vakit geçirmeden anlaşmıyorlar mı bende bunu anlayamıyorum. Ama onların anlamadıkları anlayamayacakları bir nokta var. Fakir aileler, Emekliler, asgari ücretliler, nasıl geçim yapıldığı ve Pazar fiyatları. Niye mi ? Çünkü onlar bizler gibi pazara çıkmaz, fırıncıdan ekmek almaya, kışın sobanın yanıp yanmadığını bilmezler, bizim vergilerimizle aldıkları maaşlara şükretmezler, bu güzel ülkemizi karıştırmaya çalışırlar, bizleri evlerimizden yurtlarımızdan ederler; kısaca bizi anlamazlar. Demek ki biz asiller vekillerimize kötü örnek oluyoruz. Onlara kim olduklarını tam olarak anlatamıyoruz. Sayın vekillerimize durun diyemiyoruz. Ya bizde bir yanlışlık var ya da onlarda bir tanımamazlık. Allah onları nazardan saklasın, onlar olmazsa biz ne yaparız sonra. Allah muhafaza sağımızı solumuzu şaşırır ne yana gideceğimizi bile unuturuz diyebiliyorsak.

                Allah onları başımızdan eksik etmesin(!).Belki siz demezsiniz diye; ben sizin yerinize de AMİN diyorum.