Vatan, Millet, Sakarya, Hendek

Yıl 1920

Sabah İstanbullular, Kızılay’ın çağrısına uyarak para yardımı yapmak üzere gazetelerde sıraya girdi. İleri gazetesinin dar idarehanesine sığmayanların büyük kısmı, dışarıda kalmıştı. Kaldırımın sonunda bir işgal devriyesi göründü. Düzenli adımlarla yaklaşmaya başladı. İşgal askerlerine, her zaman kenara çekilerek yol veren İstanbullular, bu sefer kıllarını bile kıpırdatmadılar. Devriye kolu, kalabalığın arasından geçmeyi göze alamadı, yola inerek geçip gitti. İçerde, daha afyonu patlamamış olan huysuz idare memuru, bir deftere, söylene söylene, bağış yapanın adını ve bağış miktarını yazıyordu.

‘Kahveci Ali, 100 kuruş.’
‘Eskici Yusuf, 50 kuruş.’
‘Hallaç Asım, 75 kuruş.’
‘Bakkal Ahmet, 100 kuruş.’
‘Terlikçi Adem, 200 kuruş.’
Sırada, küçük, cılız bir oğlan vardı. Bir önceki bağışçının çocuğu sanan memur, öfkeyle, yürüyüp yol vermesi için işaret etti. Ama çocuk yürümedi, büyük bir ciddiyetle, bütün servetini çıplak masanın üzerine bıraktı:
‘Hasan, 5 kuruş.’
Suratsız idare memurunun birdenbire gözleri doldu. Ağladığını göstermemek için yüzünü, kocaman mendilinin arkasına saklayarak gürültü ile burnunu sildi.” (Şu çılgın Türklerden alıntıdır).

 

Yıl 2015

Dilimizi, dinimizi, aklımızı, fikrimizi, vicdanımızı bölmeye çalışıyorlar.

Memleketimiz sıkıntıda,

Komşularımız karışıklık içinde,

Türk dünyası yalnız bırakılmış durumda,

İslam alemi karanlık bir kuyuya çekilmek isteniyor.

 

Yukarıdaki olayı memleket evlatlarına değil,

Memleketimizin, Türk dünyasının ve İslam aleminin bu durumuna sebep olanlara yazdım.

Ne yaparsanız yapın, sonuna kadar zorlayın,

Siz milyar dolarlar harcarsınız,

Bir Hasan gelir 5 kuruşa kurtarır vatanı,

Bu ülkeyi bölmeye çalışanlar

Çanakkale de, Dumlupınar da, Kocatepe de mezar taşlarını koyun sananlardır. 

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun,

Allah, vatan, millet, din ve devlet uğruna şehit olan, mücadele eden evlatlara rahmet eylesin.