Peki bu gerçekten de isabetli bir karar mı? Diye de kendime soramadan geçemiyorum.

Tabi ki çalışanların nedensiz ve sebepsiz işten çıkarılmasına hepimiz karşıyız. Ancak çalışanlar arasında eski başkanlar döneminden kalma bankamatik çalışanları (Sabah gelip, akşam giden ve hiçbir şey yapmayan)olduğu yönündeki söylentileri de atlamamak gerekiyor.

Bu söylentiler aylardır, Hendek halkının dilinde dolaşıyor. Duyduklarım arasında birkaç örnek var ki, akıl alır gibi değil.

Öyle ki bu duyduklarımdan bazıları kafalarda soru işaretine neden oluyor.

Belediye işçileri arasındaki bazılarının astronomik ücret aldıkları, birilerinin yetim hakkı nedir bilmeden, kendine verilen dolgun maaşları ceplerine koyduklarını iddia ediliyor.

 Aynı konumdaki bir işçi 3 bin TL gibi bir maaş alırken, hemen yan masadaki işçi 7 Bin TL’yi aşkın maaş alıyor. Aradaki uçuruma bakıldığında birilerinin yetim hakkı yediği ortada.

Bu iddia sadece biri, bunun gibi daha birçok iddia ve örnek ortalıkta dolaşıyor.

İşin özüne gelecek olursak…

Bana göre Hendek Belediye Başkanı Turgut Babaoğlu, seçimden önce yetim hakkı yiyen bu kişilerin varlığından haberdar olmadan, verdiği sözün bana göre bir hükmü yok. Zira başkan birçok kez yetim hakkı yedirtmeyeceğine de söz verdi. 

Hendek Belediye Başkanı Turgut Babaoğlu, ya kul hakkı yemekten çekinmeyen bu insanlara müsaade etmeyecek, yada söz verdim diyerek bu insanlarla çalışmaya devam edecek.

Bu aşamada benim fikrim,  Başkanın yapması gereken, hiçbir vasfı olmadan son derece yüksek maaşları ceplerine doldurarak yetim hakkı yiyen bu kişilerle hemen yollarını ayırmak ve verdiği sözü tutmak olmalı.

Yada bu kişiler, Hendek halkının yüzüne bakabilmek adına, hak ve yetim hakkı yememek adına, istifalarını vererek, belediye ile yollarını ayırmalı.