Türkiye’nin en iyi eğitim fakültelerinden birisi olan Sakarya Üniversitesi Eğitim Fakültesi, üniversitelerin akademik performanslarına göre sıralandığı URAP verilerine göre eğitim alanında 2014 yılında üçüncü oldu, 2015 yılında da ikinci sıraya yükseldi.

1997 yılında Hendek’te kurulan Sakarya Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nin Sınıf Öğretmenliği ve Fen Bilgisi Öğretmenliği programları ile eğitime başladığını ifade eden Karahan, “1997-1998 eğitim öğretim yılında öğrenci sayısı 84 iken, bu yıl 10 adet lisans programı ve yaklaşık 3 bin 700 öğrenciyle eğitimimize devam ediyoruz. 16 tezli yüksek lisans, 5 tezsiz yüksek lisans ve 4 doktora programımız var. Eğitim Bilimleri Enstitüsü’nde de yaklaşık bin 200 öğrencimiz bulunmakta. Dolayısıyla 5 bine yakın kalabalık bir öğrenci sayımız var” dedi.

Dekanlık görevine başladığı 26 Mayıs 2014 tarihinden itibaren 2015-2016 Eğitim Öğretim yılı kış dönemi ile birlikte yaklaşık 6 bin öğrenciye Pedagojik Formasyon eğitimi verdiklerini kaydeden Karahan, Pedagojik Formasyon programı çerçevesinde de her dönem yaklaşık 2 bin öğrenci kabul ettiklerini anlattı.

Fakültemiz ilçeyi değiştirdi

Eğitim Fakültesi’nin Hendek ilçesinde olmasının artıları olduğu kadar eksilerinin de olduğunu ifade eden Karahan, “Göreve geldiğimizde gündemimiz, öğrencilerimizin de katkısıyla burayı bir öğrenci ilçesi haline getirmekti. Bunun için yerel kurum ve kuruluşlarla, resmi ve sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği halinde çalıştık ve çalışıyoruz. Bu kadar kalabalık öğrenci sayısı dolayısıyla ulaşım, yemek, barınma gibi konularla da ilgilenmek zorundayız. Bunun için başta kaymakamlık ve belediye olmak üzere rektörlüğümüzün de bu konuda büyük destekleri var” dedi.

Yenileme çalışmaları yapıldı

Dekanlık görevine geldikten sonra yenileme çalışmalarına hemen başladıklarını kaydeden Karahan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Fiziksel alt yapımızı, sınıflarımızı ve laboratuvarlarımızı yeniledik. Öğrencilerimizin talepleri olan konferans salonu gibi mekânları oluşturduk. Öğrencilerimizden gelen talepleri ve teknolojik anlamdaki yenilikleri süreç içerisinde değerlendiriyoruz. Fakültedeki her bölümümüzün kendine ait laboratuvarı bulunmakta. Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık gibi bölümlerin bireysel danışma odaları, Özel Eğitim bölümünün dışarıdan veya içeriden eğitim verdiği odaları, drama odaları, bilgisayar laboratuvarları, ayrıca Fen Bilgisi Öğretmenliği bölümünün laboratuvarı bulunmakta. Bunların alt yapıları da sürekli yenileniyor.”

Çalışmalarımız meyvesini verdi

SAÜ Eğitim Fakültesi’nin ODTÜ URAP Etkileşimli Raporunda üniversite tercihlerinde ilk üçte yer alma sayısına göre 2014 yılında üçüncü, 2015 yılında da ikinci olduğuna değinen Karahan, fakültenin verimli ve üretken çalışmalarının bunu sağladığını söyledi. Karahan, “Fakültemizin akademik yayınlar, konferanslar, doktora programının bulunması, öğretim elemanı öğrenci oranı gibi ölçütleri içeren rapora göre son derece başarılı bir performans çizmesi başarımızın anahtar noktasını oluşturmaktadır” ifadelerini kullandı.

Hareketli ve dinamik bir ortam

Uluslararası anlamda sürekli olarak 4 farklı büyük çaplı konferans düzenlediklerini, yayın ve akademik faaliyetler anlamında da fakültede çok hareketli ve dinamik bir ortam olduğunu kaydeden Karahan, şöyle devam etti: “Sürekli yayınlanan başta fakülte dergimiz olmak üzere 12 adet dergi var. Öğrenci kulüplerimiz faal olarak çalışıyor. Her bölümün kendine ait öğrenci kulübü var. Bazı bölümlerimizde ise 2 tane bulunmakta. Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı ile işbirliği halinde, öğrencilerimizin her türlü etkinliğine destek veriyoruz.”

Üniversite genelinde belirlenen ikinci dönem hedefler arasında projeler konusunun özellikle ön planda olduğuna değinen Karahan, bu konuda genç akademisyenlere ve alanında uzman olup bilgi dağarcığını yenilemek isteyenlere yönelik proje yazım seminerleri verdiklerini anlattı.

Projelere devam ediyoruz

TÜBİTAK tarafından desteklenen ve yürütülmekte olan 4 büyük projeleri olduğundan bahseden Karahan, “Son bir tanesi geçtiğimiz Ekim ayında kabul aldı. Saygınlığı yüksek projeler bunlar. Başta en büyük paydaşımız Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere Yunus Emre Enstitüsü, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı gibi kurumlarla da bölümlerimizin sürdürdüğü, özellikle yurtdışına yönelik olarak sürdürdüğü projeler var” dedi. Yurtdışı Türklere yönelik son bir buçuk yılda İngiltere, Hollanda ve Belçika’da eğitim verildiğini aktaran Karahan, 2016 yılı içinde de Almanya’nın Münih şehrinde eğitimlere başlayacaklarını söyledi.

Akreditasyon seferberliğine katıldık

Akreditasyon konusunda üniversite genelinde hızlı bir seferberlik başladığını, kendilerinin de bunun bir parçası olduğunu belirten Karahan, şöyle devam etti: “Öncelikle uluslararası boyutta akreditasyonu kiminle yapabiliriz diye araştırdık. Amerika’da eğitim fakültelerinin akreditasyonuyla ilgili bir kuruluş ile irtibata geçtik. Toplantılarına katıldık ve katılıyoruz. Bu yıl Mart ayında tekrar toplantılarına gideceğiz. Tabi dünyada aldıkları 8 ülkeden birisiyiz. İlk kez onlarda böyle bir uygulama yapacaklar. Her ülkenin bağlı olduğu ve yerine getirmesi gereken kendi yerel dinamikleri, ölçütleri var. Örneğin Amerika’daki bir üniversite, öğrencisini kendisi alabilirken, bizim ÖSYM’nin yaptığı sınav ile gelen öğretmen adaylarımız var. Ölçütlerden en önemlisi öğretmen adayını neye göre alındığı. Dolayısıyla o noktalarda istişarelerimiz devam ediyor. Başvurumuzu eylül ayı içerisinde yaptık, ilk faslı geçtik. İkinci faslı 2016 itibariyle beklemeye aldılar onu bekliyoruz.”

Değerler eğitiminde tekiz

Değerler eğitimi konusunda bir yüksek lisans programlarının olduğundan bahseden Karahan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu programımız konuyla ilgili Türkiye’de tek yüksek lisans programı olarak açıldı. Cumhurbaşkanımızın öngörüsüyle beraber değerler eğitiminde bütün derslerde bu bakış açısını geliştirebilmek, öğretmenlerimiz başta olmak üzere farkındalığı artırabilmek, öğrencilerimize bu değerleri kazandırabilmemi adına ilahiyat fakültesiyle ortak çalışmalarımız devam ediyor.”

Mezunlarımız son derece başarılı

Mezun başarı oranları konusunda da çok iyi durumda olduklarını aktaran Karahan, şunları söyledi: “ÖSYM ve MEB’den alınan istatistiklere göre yüzde 85 oranında çok yüksek bir istihdam söz konusu. Yüksek lisans ve doktora programlarımızda çok yoğun bir talep var bir kısmı uzaktan eğitim olduğu için. Göreve geldikten sonra çift ana dal programlarını açtık. Bütün bölümlerimiz puanına göre birbirleriyle çift ana dal programlarını oluşturabiliyorlar.”