Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen kültür-sanat etkinlikleri devam ediyor. Şubat ayı etkinlikleri kapsamında ‘Değişen Türkiye'de Özgürlüğün “Sınırları”’ söyleşisi gerçekleştirildi. Adapazarı Kültür Merkezi (AKM) Tiyatro Salonu’nda gerçekleştirilen söyleşiye, gazeteci Oral Çalışlar ve Reşat Çalışlar konuşmacı olarak katıldı.

 

Söyleşide Oral Çalışlar, son yirmi yılda Türkiye’deki değişimi ve AK Parti’nin giderek artan oy potansiyelinin ve gücünün arkasındaki nedenleri inceledi. Reşat Çalışlar ise değişimin ve özgürlüğün geldiği noktanın felsefi boyutlarını kendi kuşağının bakış açısı ile anlattı.

 

Değişim yeni bir kültür yarattı

Geçmişten günümüze ülkemizde ticaretin ve ekonominin geldiği noktayı ayrıntıları ile anlatarak konuşmasına başlayan Oral Çalışlar, “Türkiye olumlu yönde değişiyor. Türkiye’nin olumlu yönde bir değişim göstermesi uluslar arası çapta da daha önemli bir aktör haline gelmesini de beraberinde getiriyor. Bu yeni durum ile sadece ekonomik değil toplumsal ve kültürel değişimin olduğunu da anlıyoruz. Toplumsal ve kültürel bir değişim ile birlikte toplumda geleneksel olarak algılar da değişime uğramıştır. Mesela şiddet. Şiddet bizim toplumumuzun bu zamana kadar geleneksel bir metodu olurken artık şiddetin ilkel bir yöntem olduğunu geç de olsa anlamış bulunuyoruz. Ülkemizde yıllarca vatandaşı döverek yönettiler. Memurun bir düğmesine dokunma yanarsın algısı vardı. Artık o algı değişiyor. Memur vatandaşın bir düğmesine dokunursa yanar düşüncesi hâkim” dedi.

 

Türkiye’de değişimi sürükleyen dindar kesimler olmuştur

Türkiye’de değişimi tetikleyen, sürdüren dindar kesimler olmuştur diyerek konuşmasını sürdüren Oral Çalışlar, “Küresel gelişmelerle daha fazla iç içe geçen yeni bir dindarlık oluştu. Dindarlar Türkiye’nin, dünyanın farklı bir noktaya gittiğini fark ettiler. Ticarette de siyasette de değişimi fark ederek kendilerini küresel değişime adapte ettiler. Fikri yapısını geliştirdiler. AK Parti’nin sürekli yükselen oy potansiyelinin altında bu değişim yatıyor. Ama bu değişimi CHP, asker ve üniversiteler anlayamadı. CHP değişimi tahlil edemediği için daha sağlıklı bir siyaset anlayışı ile hareket edemedi. Cumhuriyet gazetesinde bulunan arkadaşlar seçim zamanları AK Parti’nin %20 CHP’nin %40 oy alacağını düşünüyorlardı. Halkı iyi tahlil edemeyen bu kesimler eskiden beri radikal değişikliklerle toplumu değiştirebileceklerini sandılar. Bu doğru değildir. SSCB, Arnavutluk ve Türkiye’de yaşanan gelişmelerle, bu düşüncenin doğru olmadığını anlamış bulunuyoruz. AK Parti gerçeğini kavramadan siyaset yapmanın doğru sonucu vermeyeceğini, körü körüne AK Parti karşıtlığı üzerinden siyaset yapılamayacağını anlamış bulunuyoruz. Yeni tabloda değişim ve özgürlük statükoya direnmekle oluşan bir durum haline geldi. Değişimden rahatsız olan statüko ile değişimi özümseyen yeni bir toplum arasında güçlü bir çatışmanın izlerini görüyoruz. Bu çatışmayı iyi tahlil etmemiz lazım” diye konuştu.  

 

Değişim yürüyerek gelir

Değişim, modernleşme ve özgürlüğün tahlilini yaparak konuşmasına başlayan Reşat çalışlar, “İnsanın değişime ve özgürlüğe bu kadar özlem duyması veya bu kelimelerin bu kadar büyük bir çekim alanı yaratabilmesinin nedeninin özgürlüğün zor elde edilebilen ve değişimin zor sağlanabilen bir şey olması olduğu yönünde bir teori var. İnsan aslında özgür olmadığı için özgürlüğe bu kadar anlam yüklüyor. Çünkü genetik kodumuz var ailemizden aldığımız bir takım kültürel kodlar var. Bizi bağlayan ekonomik koşullar var. Bunun gibi birçok koşulların oluşturduğu sistem. Bu sistem insanı özgür olmayan bir varlık olarak konumlandırıyor. Bu yüzden özgürlük bu kadar caziptir. İnsan zor değişebilen bir varlık olduğu için özgürlük bu kadar caziptir. Belki çok az özgürlük ve değişimin olduğu bir dünyadayız. Bu neden özgürlük ve değişime bu kadar büyük anlam yüklüyoruz. Gürültülü gelen değişimler sahici değildir. Değişim ışık hızıyla gelirse değil sessizce gelirse daha makbuldür. Değişim yürüyerek gelir. Sadece uğruna bir bedel ödenirse özgürlük anlamını kazanmış olur düşüncesi var. Bir siyasi lider topluma özgürlüklerden bahsettiği zaman, bu özgürlük için çok ağır bedeller ödedik demesi gerekiyor. Bunu demediği zaman etki yapmıyor. İnsan beyninde öyle bir bağlantı var. Özgürlük için bir bedel isteyen bir bağlantı” dedi.

 

Programın sonunda Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Fevzi Kılıç, Oral ve Reşat Çalışlar’a teşekkür etti ve kendilerine plaket takdim etti. Daha sonra Oral Çalışlar kitaplarını imzaladı.