Bugün 14 Mart Tıp Bayramı. Ülkemizin dört bir yanında fedakârca görev yapan sağlık çalışanları için önemli bir gün. Fakat Ankara’daki hain terör saldırısı milletimizi derin bir hüzne boğdu.

Millet olarak hepimizin daha huzurlu, aydınlık 14 Martlara ve yarınlara ulaşmamız dileğiyle Ankara’da ki hain saldırıda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, ailelerine sabır ve yaralılara ise acil şifalar diliyoruz. Milletimizi başı sağ olsun.

14 Martta Tıp Bayramı ilk kez, 1. Dünya savaşı sonunda, İstanbul'un işgal edildiği günlerde, yabancı işgal kuvvetlerine karşı tıp öğrencilerinin bir tepkisi olarak 1919 yılında kutlanmıştır.

Bu ruhun mirasçısı ve takipçisi, Türkiye Sevdasını, vatan ve millet derdini her zaman en önde tutan Türk Sağlık-Sen olarak bu vatan için canlarını veren şehitlerimizi, rahmet ve minnetle anıyoruz. 

14 Mart Tıp Bayramı gibi çok önemli bir günü ne yazık ki sağlık çalışanları önemli sorunlarla karşılamaktadır.  Türk Sağlık-Sen Genel Merkezi tarafından gerçekleştirilen “Sağlık Çalışanlarının Memnuniyeti' Anketi sonuçları sağlık çalışanlarının içinde bulunduğu vahim tabloyu net biçimde ortaya koymaktadır.

Anket sonuçlarına göre sağlık çalışanlarının yüzde 55.3’ü son bir yılda şiddete uğradığını belirtmiştir. Kadın çalışanların yüzde 67,2’si, erkek çalışanların ise yüzde 50,2’si son 1 yılda sözlü veya fiziksel şiddete maruz kaldığını ifade etmiştir. Yüzde 69’u mobbinge maruz kaldığını belirtmiştir.  Ayrıca çalışanlar mevcut yapılan düzenlemeler ve çalışmalarla yüzde 78.5’i yapılan çalışmalarla sağlıkta şiddetin önüne geçilemeyeceğini düşünmektedir.

Bu durum sağlıkta şiddetin çözülmesi adına çalışanların ümitsizliğini de göstermektedir. Bu nedenle acil olarak etkin caydırıcı tedbirler hayata geçirilmelidir.

Çalışanlar açısından bir diğer önemli sorun ise çalışma şartlarıdır. Anket sonuçlarına göre çalışanlarının yüzde 57.4’ü çalışma şartlarından memnun değildir. Yüzde 55,7’si çalışma şartları nedeniyle ailelerine yeterince vakit ayıramadıklarını belirtmiştir. Çalışanların Yüzde 78.2’si fırsatı olsa başka bir kuruma geçmek istediğini belirtmiştir.

Çalışma şartları ile ilgili sıkıntı yaşayan çalışanlarımızın ne yazık ki ekonomisi de iç açıcı durumda değildir. Anketimize göre çalışanların yüzde 78,9’u aldığı maaş ve döner sermaye ek ödemesinin yeterli olmadığını düşünmektedir.  

“Sabit ek ödemenin üzerine ne kadar performansa dayalı döner sermaye alıyorsunuz?' Sorusuna ise çalışanların yüzde 39,4’ü performansa dayalı döner sermaye almadıklarını belirtmiştir. Yüzde 17,4’ü 0-100 TL, yüzde 16,6’sı 200-400 TL, yüzde 8’i 400-600 TL ve yüzde 7’si de 600 TL ve üzerinde performansa dayalı döner sermaye aldıklarını belirtmiştir. Bu durum ise döner sermaye ödemelerinin nasıl yok olduğunu açıkça göstermektedir. Sağlık çalışanlarının haklı isyanı olan döner sermayelerin azalmasına karşı dilekçe kampanyası ile şanlı bir mücadele başlattık. Umarız ki bu mağduriyetin giderilmesi için adımlar atılır.

Sağlık çalışanlarının ekonomik olarak yaşadıkları sıkıntıların bir diğer göstergesi de harcamaları ve borçlarıdır. Anketimize göre çalışanların yüzde 70,4’ü gıda ve kiraya yaptıkları harcama aile bütçelerinin çok büyük bir bölümüne denk gelmektedir. Yüzde 49,5’inin aylık ödeme ve harcamalarını yaptıktan sonra elinde hiç para kalmamaktadır. Yüzde 87,7’si gelirlerinden, gelecekleri için yatırım yapamamaktadır. Sadece yüzde 13’nün aylık düzenli olarak ödediği borcu yoktur.  Kısacası sağlık çalışanları düşük ücretler ve sürekli azalan gelirleri nedeniyle sıkıntı içerisindedirler.

Çalışanların ekonomisi böylesine kötü iken toplu sözleşme ise çalışanlar açısından tam bir hayal kırıklığına neden olmuştur. Maaş zamlarından memnun musunuz? sorusuna sağlık çalışanlarının yüzde 73.2’si hiç memnun değilim, yüzde 21’i memnun değilim cevabını vermiştir. Memnun olduğunu ifade edenlerin oranı ise sadece yüzde 5.7’dir. Enflasyon farkı hesabında değişiklik yapılması sonucunda enflasyon farkı ödemesinin düşürülmesiyle ilgili çalışanların yüzde 90,2’si çok büyük zarara uğradıklarını düşünmektedirler. Döner sermayelerin emekliliğe yansıtılması, yıpranma payının hayata geçmesi, ek göstergelerin yükseltilmesi gibi taleplerin karşılanmaması nedeniyle toplu sözleşmede hayal kırıklığına uğratılmışlardır.

Görüldüğü gibi sorunlar dağ gibi birikmiştir. İstenen ise alın terinin karşılığının verilmesi ve daha iyi çalışma koşullarıdır. Umarız ki bu sen 14 Mart diğer yıllardaki gibi kutlama ve temenniler ile geçiştirilmez ve sorunların çözülmesi, taleplerin hayata geçmesi için somut adımlar atılır.

TÜRK SAĞLIK-SEN