Toplum, denge ve düzene yönelen bir bütün olarak tanımlanır. Toplumun düzenin nasıl sağlanacağı ve nasıl sürdürüleceği her daim akıllarda oluşan sorudur. Toplumsal bütünleşmeyi sağlayan temel güç, toplumsal değerler, normlar ve kurallardır. Ahlak dediğimiz şey; ‘’ben’’ kavramının ‘’biz’’ kavramına giden uzun soluklu bir yoldur. Toplum biz duygusunun egemen olduğu, özgür iradeye dayalı ilişkilerin yaygın bulunduğu, sistem niteliği taşıyan, kendi kendine yetebilen, kurumsallaşmış ve yapılaşmış birlikteliktir. Bu arkaik kültürler ne kadar uygarlaşmış ve kentleşmiş olsa da  ‘’komşusunun yüzüne bakan kişi kendi suretini görür’’.

İnsan yaşamının yapı taşları gündelik yaşam etkinlikleridir. Günlük yaşamı kavrayabilmek için insanların davranışlarına nasıl bir anlam verdikleri yakalamak gerekir. Toplumsal düzeni ve çeşitli gereksinimleri karşılamak için, daha çok güven ve konfor içinde yaşamak ve geleceklerini güvence altına almak için kurumlar meydana getirilmiştir.

İnsanları kentlerde yaşamaya iten temel ihtiyaçları ve arzularıdır. Kent sevgisinin bir organı olmalıdır. Toplum için en iyi ekonomi, insanın özeli ve kültürüdür. Kültür bir toplumun yaşam tarzıdır. İnsan düşüncesinin duygusunun emeğinin ürünüdür. Kültürün temel unsurları örf, adet, gelenek, görenek, ahlak kuralları, inanç sistemi, her türlü toplumsal değerler, normlar, davranışlar, bilgi, dil, her türlü semboller, giyim kuşam tarzı, yeme içme alışkanlıkları ve biçimleri gibi maddi ve manevi unsurlarıdır. Kültür milletin öz malıdır. Kültür milli, medeniyet evrensel nitelik taşır. Kültür insanın insana, insanın eşyaya, insanın doğaya ve çevreye olan ilişkileridir. Kültürün yaratıcısı, oluşturucusu, aktarıcısı insandır.

Toplumsal yaşamın ortaya çıkmasıyla başlayan iletişim faaliyetleri günümüzde değişen ve gelişen teknolojik yapı içinde bilgi toplumuna geçiş ile dijital ve yapay olarak iletişime doğru bir geçiş yaşanmıştır. Basın ve haber alma özgürlüğü, bilgi edinme, düşünme ve düşünceyi ifade edebilme özgürlüğü demokrasinin en temel ilkeleridir. Medyanın geçmişten günümüze gelen süreci incelendiğinde kültürün devamlılığının sağlanması açısından önemli bir faktör olduğu görülmektedir.

Günümüzde medya yapısının dijital ortamda olması her türlü bilgiye ulaşmada kolaylık sağlamasının yanı sıra, özgür ortam olarak nitelendirilen internet sosyal alandaki sınırların aşılmasıyla yetersiz olan gözetim ve denetim mekanizmaları toplumda bireysel anlamda bir dezenformasyona gidildiği apaçık ortadadır. Ardı arkası kesilmeden, defalarca yinelenerek verilen görüntü ve imgeler, bireylerin ve kalplerin derinliklerine kadar işler ve kalıcı izler bırakır. Bireylerin internet üzerinden sanal cinsellik, sanal kumar, özel hayatın sanal ortama taşınması, aile mahremiyetinin sınırlarının zorlanması, geleneksel Türk aile yapısında, toplum hayatında büyük sorunlar doğmasına neden olmaktadır. Aksine medya istenildiğinde bireylerde mevcut olan değerleri, duyguları koruyan kuvvetlendiren bir etkiye sahiptir. Toplumun kabul görmüş benimsediği değerleri yetişen bireylere aktarımı konusunda çaba gösterebilir. Ulusal birlik ve beraberliği sağlayacak, ulusal kimliğin inşası, yeni aidiyetlerin oluşturulması (çevrecilik, doğaya saygı), birey ve aile kurumunun zararlı durumlardan uzak tutulması konusunda etkin rol üstlenebilir. Yetişen kuşaklara toplumda kabul görmüş,  benimsediği rol modellerle mevcut olan değerleri duyguları koruyan kuvvetlendiren bir etki oluşmasını sağlayabilir.