Türklerin 3 kıtada hüküm sürmeleri de Teşkilatçılık anlayışının gücündendir. Osmanlının son döneminde ferdiyetçiliğin ön plana çıkması ile koskoca imparatorluk yıkılmaya mahkûm olmuştur.

Daha sonra Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş aşamasında Mustafa Kemal Atatürk’ün Anadolu’yu karış karış gezip insanları Kuva-i milliye teşkilatı altında toparlaması yeni bir Cumhuriyetin kurulmasına vesile olmuştur. Bu ve benzeri örneklerde görüldüğü gibi toplumların Devlet olarak güçlü olabilmesi Teşkilatçılık yapısının sağlamlığı ve bireylerin şahsi menfaatlerini teşkilat menfaatlerinin altında görmesinden kaynaklanmaktadır. Günümüze gelirsek, gerek siyasi yapılanmalarda gerek yerel yönetim yapılanmalarında Teşkilatçılığı ön planda tutanların daha başarılı olduğunu görebiliriz.

Teşkilatsız kalabalıkların, teşkilatlı azınlıklar karşısında her zaman mağlup olmalarının yegâne sebebi de Teşkilatçılıktır. Herhangi bir siyasi parti veya yerel yönetim teşkilat yapısına riayet etmeyip, adamcılığı ön plana çıkarırsa bu onun mutlak mağlubiyetinin sebebi olmuştur ve olacaktır.

Zira adamcılık toplumda Adaletsizliği, liyakatsizliği ve kayırıcılığı ön plana çıkarır. Hak etmediği halde sırf kendi adamı diye belli makam ve mevkilere getirilen insanlar, o makamları kendi nefislerine alet eder ve bundan toplum zarar görür.

Son günlerde ülkemizin gerek askeri, gerek ekonomik, gerekse siyasi atılımları Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi adı altında yeni bir teşkilatlanma yapısının ürünüdür. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu yeni teşkilatlanmada verdiği mücadele takdire şayandır. Elbette yeni bir yapılanma olduğundan dolayı bazı aksiliklerin olması mukadderdir. Bu yeni teşkilat yapısının daha da güçlenerek Ülkemizi muasır medeniyetlerin üzerine taşıması için özellikle Kamu yöneticilerinin ve yerel yönetimlerin bu yapının en büyük düşmanı olan adamcılık ve adam kayırma anlayışından ivedilikle uzaklaşması gerekmektedir. Ancak böyle davranılması durumunda ülkemizin ve milletimizin yarınları aydınlık olacaktır. Bireylerin şahsi menfaatlerini yok sayıp, teşkilat ve devlet menfaatleri ile bu yapıya sahip çıkmaları gerekmektedir. Ülkemizin he alanda dünya ile vermiş olduğu mücadelede başarılı olabilmesinin yegâne yolu budur.

Özellikle yerel yönetimler konusunda sokakta duyduğumuz şikâyetlerin tamamı adam kayırma ve adamcılık üzerinedir.

Buradan vatandaşa en yakın birim olan Yerel yönetimlere çağrıda bulunuyorum. Ülkemizin vermiş olduğu bu mücadelede başarılı olabilmesi sizlerin katkıları ile gerçekleşecektir. Bu katkılarda ki hassasiyetiniz teşkilatçılığa sahip çıkıp ADAMCILIK anlayışını bertaraf etmektir. Çapsız, Basiretsiz sırf size yakın diye kolladığınız Adamlarınız Ülkemizin geleceğine dinamit koymaktadır. Bu gelecek evlatlarımızın yarınıdır. Bu gelecek ülkemizin yarınlarıdır.

Sırf size alkış tutuyor, biat ediyor diye ehilsiz insanlarla ülkemizin yarınlarını yok etmeyin.

Liyakata ve Teşkilatçılığa önem verirseniz önünüz aydınlıktır ve sizi başarıya götürür. Liyakat ve Teşkilatçılıktan uzak durursanız hem kendi geleceğinizi hem de yarınlarınızı heba edersiniz. Buda sizi iki cihanda da mesul tutacaktır.

Gelin el birliği ile Teşkilatlarımızın etrafında kenetlenip yarınlara güvenle bakalım. Liyakata önem vererek daha güzel işlere imza atalım.

Son olarak, Adamcılığın bir virüs gibi Teşkilatları ve başarıyı içten içe kemirdiğini, erittiğini görün lütfen. Bu uyarılarımıza kulak vermezseniz huzuru mahşerde sizlerden davacı olacağımızı bilmenizi isterim. Allah ülkemizi Birlik ve beraberlik içerisinde mutlu yarınlara çıkarsın.

Allah Koronavirüs gibi bulaşıcı olan virüsten ve Adamcılık hastalığından bizleri korusun.

Sağlıcakla kalın…