Kur’an mealini okumak elbette öğrencilere bir Kur’an kültürü sunacaktır ve faydalı da olacaktır. Ancak, bunun “Mealizm” kavramıyla ifade edilen, sünnet dışı bir İslami anlayışın yaygınlaşmasına sebep olması kabul edilemez bir durumdur. Meal merkezli konuşan akademisyenler ve diğer ilahiyatçıların görüşlerini gözden geçirdiğimizde bir takım ehli sünnet kabullerinin dışında olduklarını görmekteyiz. Peygamberimizi sadece bir postacı gibi görmenin dini izahı ve kabulü söz konusu olamaz.

Sayın Cumhurbaşkanımızın Din Şurasında altını çizdiği bu konu, belli ki devletin bütün kademelerinde rahatsızlık duyulacak hale gelmiştir. Cumhurbaşkanımız; “Şu anda bir çok insanlar çıktı, türedi. Bu türedi tipler Sünneti ciddi manada tartışır hale geldiler. Bu tartışmaların özellikle ülkemizde yapılması bizler için ciddi manada bir üzüntü sebebidir. Şunu açık, net söylemek zorundayım. Hoca olmak, ahkam kesmek yetkisini kimseye vermiyor ve dolayısıyla sevgili peygamberimizin sünnetini tartışma yetkisini de onlara vermiyor. Bu tartışmaları açmak aslında bir neslin ifsadı anlamındadır. Ve bu nesli ifsat etme hakkını da kimse onlara vermemiştir. Kendileri de böyle bir tarzla siyasetin içerisine giremezler, girerlerse bedelini onlar da ağır öderler” diyerek konuyu özetlemiş, rahatsızlığını ve sonuçlarını ifade etmiştir.

“Mealizm”; Sünnet geleneğini ortadan kaldırmaya yönelik bir hareketin adıdır. Bunu savunanlar da toplumsal tepki oluşmaması için sünnete ve hadislere değil, gelenek ve rivayetlere karşı olduklarını ifade etmektedirler. Sünnet, Peygamberimizin ortaya koyduğu İslami gelenek, rivayetler de Peygamberimizden günümüze kadar gelmiş Peygamberi sözlerdir. İnsanlar dil ile tarihinden, sünnet ile dininden kopartılır. Geleneği olmayan ilim ve din yozlaşmaya mahkumdur. Gelenek, bir anlayışın oturmuş usul ve esaslarıdır. Geleneksiz din de, ilim de olmaz ve ayakta duramaz. Mealizm bireyciliği, sünnet ümmetçiliği oluşturur. Sünnet sayesinde bütün Müslümanlar ibadet ve ahlakta, itikat ve itaatta aynı şekilde hareket ederler. Sünneti devre dışı bırakmaya çalışmak, Müslümanların hareket bütünlüğünü bozacaktır. Sünnete itibar edenlere “uydurulan din” kavramıyla tarif yapanlar, bin beş yüz yıldan beri kimsenin islamı anlamadığını ileri süren itaatsizliğin ideologlarıdır.

 

İmam-Hatiplerde esen “Mealizm” rüzgarına karşı, sayın Cumhurbaşkanımızın altını çizdiği tehlikeyi dikkate alarak, ilgili ve yetkililerin önlem almalarını bekliyoruz. “Mealizm” ekolünün öncüleri ve taraftarları bu okullardan uzak tutulmalıdır. İtikadi sorunları olan ve ehli sünnet anlayışıyla kavgası olan kimselerin çocuklarımıza yaklaşmaları önlenmelidir. Bu anlayışa sahip olanların öğrencilere konferans vermeleri ve sohbet etmeleri engellenmelidir. Aksi halde bunun vebali ve bedeli, ilgili ve yetkili kişilerin olacaktır.

Yazan: Nuray Aydın İlgüz