CHP Sakarya Milletvekili Engin Özkoç, Melen Barajı inşaatı ve kamulaştırma süreciyle ilgili sorunlara dikkat çekerek, sorunların ve çözüm yollarının araştırılması konusunda bir Meclis Araştırması açılmasını teklif etti.

İstanbul’un içme suyu ihtiyacının karşılanması için Büyük Melen Çayı üzerinde yapılmakta olan Melen Barajının ekolojik ve ekonomik sonuçlarının araştırılmasını öngören teklif, oluşacak baraj gölü ile yerinden edilecek 7 bin yurttaşımızın akıbetinin araştırılması gerektiğini de vurguluyor. Teklif, rezervuar alanı içinde kalacak olan Ortaköy (Lahna) bucağı, bu bucağa bağlı Cuma mahallesi, Beyler, Karalar ve Köyyeri Köyleri sakinlerinin yeniden yerleşimlerinin nasıl sağlanacağını sorarken, kamulaştırma bedellerinin yurttaşların hayatlarını rahatça idame ettirebilmelerini sağlayacak şekilde ödenmesi gerektiğini savunuyor. Meclis Araştırma önerisi özellikle iki sorunun araştırılması gerektiğine vurgu yapıyor. Öneriye göre:

“Projenin çevresel ve insani olmak üzere iki önemli sonucu olacaktır. Birincisi, çevresel bakımdan, bu kadar önemli bir projenin ormanlık alan, tarım arazileri ve bölgenin bitki ve hayvan örtüsü üzerinde yapacağı olumsuz etkidir. Çevre örgütlerinin raporlarına göre, proje sahasının yer aldığı bölgede genel flora özellikleri incelendiğinde 11 endemik bitki türünün olduğu görülmüştür. Bern Sözleşmesi gereği koruma altında bulunan bir bitki türü olan Cyclamen coum ssp. faaliyet alanı ve bölgede geniş yayılış göstermektedir. İklim değişikliği nedeniyle Melen Çayı ve çevresindeki yağış rejiminin nasıl değişeceği projenin fizibilitesi yapılırken dikkate alınmamıştır. İstanbul’un nüfusunun plansızca artması, şebeke kaybı ve kaçak kullanımların önüne geçilmemesi, kuzeydeki su havzalarını tehdit eden büyük ölçekli yatırımlara izin verilmesi su sorununun bütüncül bir şekilde ele alınmadığını göstermektedir. İkincisi, projenin yaratacağı insani sorunlardır. Kamulaştırma ve yerinden etme dolayısıyla, proje alanı içinde kalan nüfus önemli sorunlar yaşamaktadır. Bir yandan kendilerine yeni yerleşim alanı gösterilmediği için nereye gideceğini bilememekte, öte yandan kamulaştırma bedellerinin ödenmesi konusunda zorluklar yaşamaktadır. Örneğin, aynı kişinin sahip olduğu arazi ve diğer mülkler parça parça kamulaştırılmakta, ödemeler de farklı zamanlarda, taksitle yapılmaktadır. Yerinden edilecek olan yurttaşların hayatlarını idame ettirebilmelerini sağlamak devletin görevi iken, ödemelerde yaratılan sorun da bu yurttaşları mağdur etmektedir.”