Sakarya Milletvekili Engin Özkoç, sağlık çalışanlarının sosyal, ekonomik ve özlük haklarının geliştirilmesi konusunda yapılması gereken çalışmalara hakkında Sağlık Bakanı Recep Akdağ’a yazılı soru önergesi verdi.  Özkoç soru önergesinde, Ebe ve Hemşireler Haftasının bu sene de sağlık hizmetinin en önemli bileşenlerinden birisi olan ebe ve hemşirelerin mesleki ve sosyal hakları konusunda hiçbir ilerleme kaydedilmeden geçtiğini belirterek, acil çözülmesi gereken sorunları sıraladı.

Özkoç: Sağlık emekçilerin sorunlarının takipçisiyiz

“Bilindiği gibi 12-18 Mayıs tarihleri arası Ebe ve Hemşireler Haftası olarak kutlanmaktadır ancak her sene olduğu gibi bu sene de sağlık çalışanlarının çalışma koşulları, çalışma saatleri, sosyal hakları gibi konular ihmal edilmektedir” diyen Özkoç, “sağlık çalışanlarının sosyal hakları düzeltilmeden doğru bir sağlık bir sağlık politikasının oluşturulamayacağını” belirtti. Özkoç, hazırladığı soru önergesinin bir başlangıç olduğunu, sağlık emekçilerinin durumlarının düzeltilmesi için gereken bütün adımların atmak için hazır olduğunu belirtti. Bu bağlamda Özkoç, 18 Mayıs Cuma günü, Adapazarı’nda bulunan bütün hastaneleri ziyaret edecek ve hemşirelerin sorunlarını dinleyerek, bayramlarını kutlayacak. 

Soru Önergesi sağlık çalışanlarının taleplerini sıralıyor

Bakan Akdağ’ın yanıtlaması talebiyle verilen soru önergesi şöyle:

“12-18 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Ebe ve Hemşireler Haftası, bu sene de sağlık hizmetinin en önemli bileşenlerinden birisi olan ebe ve hemşirelerin mesleki ve sosyal hakları konusunda hiçbir ilerleme kaydedilmeden geçmektedir. Sadece ebe ve hemşireler değil bütün sağlık çalışanları uzun çalışma saatlerinde görev yapmak zorunda kalmakta, nöbet çıkışında bile hasta bakmak zorunda kalmaktadır. Özel hastanelerde haftada 80 saati bulan çalışma süreleri uygulanmaktadır. Özellikle hemşireler, aynı işi yapıyor olmalarına rağmen, 4/a, 4/b, 4/c, taşeron gibi sınıflara ayrılmakta, iş güvencesi olmadan çalışmaktadır. Nöbet uygulamasıyla sağlık çalışanları ailelerinden uzak bedensel ve psikolojik yorgunluk içinde hastalarla ilgilenmek zorunda kalmaktadır. Çalışma koşulları nedeniyle çeşitli hastalıklara yakalanma ya da hastane ortamından kaynaklı bulaşıcı ve enfeksiyon hastalıklarına yakalanma riski altındadır. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi, hasta yakınlarının fiziki saldırısına maruz kalmakta, bu saldırılar kimi zaman ölümle sonuçlanmaktadır. Yapılan bir araştırma, sağlık çalışanlarının yüzde 62’sinin şiddete maruz kaldığını, hemşirelerde bu oranın yüzde 69,9, doktorlarda yüzde 79,3 olduğunu göstermektedir. Yani her beş doktordan dördünün, her dört hemşireden yaklaşık üçünün şiddete maruz kaldığı görülmektedir. Sağlık çalışanları, çalışma saatleri ve çalışma koşullarının ağırlığına rağmen, hak ettikleri sosyal haklara sahip değildir. Örneğin, “fiili hizmet müddet zammı” ya da “yıpranma payı” olarak bilinen uygulamadan yararlanamamaktadır. Bu bilgiler ışığında, genel olarak sağlık çalışanları, özel olarak ebe ve hemşireler hak ettikleri sosyal, ekonomik ve özlük haklarını talep etmektedir. Bu çerçevede:

Sağlık çalışanlarının çalışma koşullarının düzeltilmesi, iş güvencesinin sağlanması, özlük haklarının geliştirilmesi gibi konularda bakanlığınızın çalışmaları nelerdir? Ebe ve hemşireliğin “ağır ve tehlikeli iş” kapsamına alınması gerektiğini düşünüyor musunuz? Gece çalışmalarında geçen 1 saatin 2 saat sayılması gerektiğini düşünüyor musunuz?Sağlık çalışanlarının çalışma koşulları ve saatleri dikkate alındığında, tüm sağlık çalışanlarına “fiili hizmet müddet zammıyla” erken emeklilik hakkı verilmesi konusunda bir çalışma yapmayı planlıyor musunuz?Döner sermayelerin maaşa yansıması konusunda bir çalışmanız var mıdır?”