Yeniden Refah Partisi Hendek İlçe Başkanı Faruk Özgür yaptığı yazılı açıklamada “Bir ülkeyi nasıl soydular. Tezgahı nasıl kurdular adım adım anlatayım...

1- Aksaray'da bir pavyonda konsomatris olarak çalışan Fadime Şahine büyük paralar vererek tesettüre soktular

Rolü "TUZAĞA DÜŞMÜŞ DİNİ BÜTÜN KADINI oynamak"

2- Bir uyuşturucu satıcı olan Ali Kalkancıya SARIK-CÜBBE giydirip SAKAL bıraktırdılar "Rolü CİNCİ HOCAYI oynamak" iş adamlarının kızını tuzağa düşürmek.

3- Müslüm Gündüz "SAHTE ŞEYH", Ankara’nın ortasında cemaatiyle KAFA SALLAMAK, Ortalığı karıştırmak.

Erbakan iktidara gelmiş, 60 yıldır kurulan soygun düzenine çomak sokmaya, İsrail’e verilen ihalelere karşı çıkmaya, Devletin kaynaklarını sömürenlerin rantını kesmeye başlamıştı. Devrilmesi gerekiyordu, Bunun için zemin hazırlanmalıydı...

HERŞEY HAZIR...

TİYATRO SAHNELENMEYE BAŞLAMIŞTI...

Birden Ankara’nın ortasında Saçı sakalı karışık, sarıklı cübbeli insanlar kafa sallamaya tekbir getirmeye başladılar...

Gazeteler Laiklik elden gidiyor, İRTİCA HORTLADI manşetleri atıyor, toplum bir şeye hazırlanıyordu.

28 Şubat tezgahını kuranlar özellikle Ramazan ayını, Dini duyguların maksimum olduğu ayı seçmişlerdi.

Canlı yayında Müslüm Gündüz Fadime Şahin kameralar eşliğinde basılıyordu, Müthiş bir dekor hazırlanmıştı. Müslümün yarı çıplak hali, Fadimenin gözyaşları. Gerçek ise gazeteciler 2 gün kapıda beklemişti, Fadimenin tamam içeri gelebilirsiniz demesini bekliyorlardı.

Fadime Şahin önce Star tv'de Uğur Dündar’a konuk oluyor, sonra kanal kanal geziyor, ekranlarda gözyaşları sel oluyordu. Hacılar hocalar karalanıyor, müslümanlık toplumun gözünde kötüleniyordu.

Millet ne oluyor diye Fadimenin gözyaşlarını izlerken, MGK toplanıyor, İrticanın önü kesilmeliydi, 28 Şubat kararları açıklanıyor...

Erbakan hükümeti devriliyor, İmam hatipler kapatılıyor, Başörtüsü yasaklanıyordu, Kuran kurslarına kilit vuruluyordu. Üniversitelerde başörtülü okuyan kızlar okuldan atılmaya başlanıyordu

Türk siyasi tarihine kara leke olarak kazınan 28Şubat’ın üstünden 24 yıl geçti. 'Bin yıl sürecek' denilen 28 Şubat, tarihin derinliklerinde kaybolup gitti. Bir daha böyle karanlık günlerin yaşanmaması için bin yıl geçse de unutmayacağız!