MHP İl Başkanı M. Levent Bülbül haftalık basın toplantısında yaptığı açıklamada  geçtiğimiz hafta ‘kurultay çağrısı’nın yapıldığı toplantıyı düzenleyenlerin bir genel başkan adayıyla anlaştığını iddia etti.

 Bülbül Kurultay çağrısı yapanların önde gelen bazı isimlerin ‘Ankara’daki büroda şu genel başkanı adayıyla oturduk konuştuk, anlaştık’ deselerdi keşke” şeklinde ifadelere yer verdi. 

 

MHP İl Başkanı Levent Bülbül, kurultay delegeleri, ilçe başkanları ve il yöneticilerinin katılımıyla parti il binasında basın toplantısı düzenledi.

 

Bülbül, geçtiğimiz hafta sonu Orhangazi Kültür Merkezi’nde yapılan ve kurultay çağrısının yapıldığı toplantıyla ilgili açıklamalarda bulunarak Milliyetçi Hareket Partisi’nin kendi meselelerini aile içinde görüşmesi gerektiğini söyleyen Bülbül, “Sadece yönetici ya da belediye meclisi olan arkadaşlarımıza, bunun partinin yetkili organları dışında yapılan bir toplantı olduğunu ve uzak durulması gerektiğini söyledik” dedi.

 

İl teşkilatından istişare toplantısı talep edilmediğini söyleyen Bülbül, “Bizden bir istişare toplantı talep etselerdi de ben keşke bunu reddetseydim de çıkıp kamuoyuna deselerdi ki ‘biz il teşkilatından bunu talep ettik. İl teşkilatı istişareye kapalıdır, ondan dolayı biz böyle bir şeyi yapıyoruz’ Biz hiçbir şekilde haberdar edilmeden, Milliyetçi Hareket Partisi’nin kurumsal görselleriyle, levhalarıyla, kürsüsüyle, MHP Sakarya denmek suretiyle sanki orada Milliyetçi Hareket Partisi tüzel kişiliği temsil ediliyormuş gibi bir hava yaratılması, gerçekten belki bu toplantının en vahim kısmını oluşturmuştur” ifadelerini kullandı.

 

Bülbül, “‘Genel başkanım bizi olağanüstü kongreye çağırın’ diye hitap ederken, orada o genel başkandan en ufak bir emare yoktu. Biz bu genel başkanımızı yolda bulmadık. Devlet Bahçeli’yi siz ülkücü hareketin tarihinden mi silmek istiyorsunuz gibi bir soru işaretini oluşturacak nitelikte sahneyle karşılaştık. Genel başkandan bu kadar vazgeçtiyseniz ve illa bir toplantı yapmak istiyorsanız, millete bu anlamda bir malzeme vermeyin. Bari hiç kimsenin fotoğrafını koymayın da millet Devlet Bahçeli’yi söküp atmak istediğinizi düşünmesin de bu anlamda kendi kendimizi rezil etmeyelim” dedi.

 

Toplantıya katılıp da rahatsızlık duyanlar olduğunu belirten Bülbül, “ Farklı düşünebiliriz, genel başkanımız değişsin diyenler, tüzük değişsin diyenler de olabilir ama hiçbir şey bizim bu noktada bir nezaketsizlik yapmamızı, yemek yediğimiz kaba pislememizi haklı gösterecek bir durum değildir. Bu toplantıya giden arkadaşlarımıza bir şey söylemem, söylemeyi de uygun bulmam. Bu toplantının içerisinde MHP’den istifa etmiş, MHP ile gönül bağını tamamen koparmış, sadece ve sadece intikam duygusuyla hareket eden insanların da olduğunu bilmeme rağmen o toplantının % 90 katılımının samimi insanlardan oluştuğunu biliyorum. Çünkü o insanlara çok masumane kılıfta sunuldu bu toplantı. Bir boşluğa gelindi ‘o arkadaşlarımız yanlış yapmaz’ diye güvenildi ve bu absürt tablo ortaya çıktı” şeklinde konuştu.

 

Eski İl Başkanı Mehmet Erdoğan’a göndermede bulunan Bülbül, “Sayın Mehmet Erdoğan, il başkanı seçildikten sonra, “koşulsuz bir şekilde Devlet Bahçeli’yi destekleyeceğiz” açıklamasını ilçe başkanları olarak, bende o zaman ilçe başkanı olduğum için, bizim aramızda yapmıştı. ‘Yarın bana bunu hatırlatın’ dedi. 3 ayda ne değişti de siz bu şekilde koşulsuz Devlet Bahçeli’yi destekleyen bir il başkanı olarak bir anda Sayın Koray Aydın ile bir araya geldiniz’ dedim. Sonradan bir takım mevkiiler, makamlar da paylaşılmak suretiyle, anlaşılmaz suretle bir tablo ortaya çıktı. Hatta Koray Aydın beyin MYK listesinde bu anlaşmayı yapan ağabeylerimizin, eski il başkanlarımızın da bulunduğunu dün hatırlıyoruz 10. kurultay listesinde. Şimdi ben sadece şunu istiyorum, il başkanı olurken de, ben kardeşim bu genel merkeze muhalifim diye il kongresinde bulunacaksınız, görüşlerinizi, düşüncelerinizi mertçe bu ülkücü hareketle, milliyetçi hareketle paylaşacaksınız ki insanlar nereye sürüklendiğini bilecek. 

 

2 sene önce Koray Aydın’ı bu hareketin lideri olarak gördüyseniz benim saygı duyacağım tavır nedir biliyor musunuz? Bugün Koray Aydın yine genel başkan adayı olarak kendini açıkladığı zaman onunla beraber hareket etmektir. Ama bir bakıyorum, başka bir genel başkan adayının Ankara’daki İstanbul’daki bürolarında genel başkanlık açıklamalarında, basın toplantılarında yer alanlar, bu bürolarında bu pazarlıkları bu anlaşmaları yapan insanlar keşke çıksalardı ki deselerdi ki, “arkadaşlar sizi biz buraya topladık ama bu işin bu birinci safhası. Bunu ikinci safhasında sizi belli bir genel başkan adayına yönlendirmek var ve o genel başkan adayıyla görüştük, anlaştık, bizler şu noktalarda yer alacağız. İl de şu olacak, milletvekili şu olacak, MYK’da şu olacak’ Keşke bunları paylaşsaydınız o insanlara” dedi. 

 

Toplantıya katılan diğer il başkanlarını da eleştiren Bülbül, “Oraya katılan arkadaşlarımızın yüzde 90’ı samimiyetle o toplantıya icabet etmiştir. Fakat bildiğimiz bir şey var, teşkilat dediğimiz zaman onlar açısından akan sular durur. Onlar gittiği zaman o toplantıdan rahatsız oldu. Ama il başkanıyken bu konulara ne kadar hassasiyet gösteren değerli ağabeylerimiz de rahatsız olsun isterdim. Ama ne yazıktır ki o rahatsızlığı kendi üzerlerinde hissetmediler. Çıksalardı, ‘Ankara’daki büroda şu genel başkanı adayıyla oturduk konuştuk, anlaştık’ deselerdi keşke. Oradaki insanlarında bilgisine sunulsaydı. Hangi genel başkan adayıyla hangi ortam da buluştuklarını, neler konuştuklarını millete açıklasınlar. Bndan sonra yapacakları toplantıları da bu şekilde tertip etsinler. Genel başkanın fotoğrafını da asmıyorlarsa, Başbuğ’un yanında destekledikleri adayın fotoğrafını assınlar, millet en azından nereye gittiğini bilsin” ifadelerini kullandı.   

Sakarya’da ülkücülerin bir adresi var. O da Milliyetçi Hareket Partisi. Gençlik teşkilatı olarak da Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı’dır” diye konuştu.

MHP'de Genel Başkan değişikliğiyle her şeyin yoluna gireceğini düşünmenin yanlış olduğunu söyleyen Bülbül, “Daha iyisini bulacaksanız çıkın söyleyin. Ama değişsin de ne olursa olsun, gitsin de ne olursa olsun diyenin vicdanından şüphe ederim. Dedi.