Haberhendek sitemizde başlattığımız ‘İçinizde ki ses ‘ bu hafta Yorumluyorum rumuzu ile genç  bir arkadaşımızın yazısını paylaşıyoruz.

Yorumluyorum rumuzlu arkadaşımızın yazısı “ Yorum  yapmak ;  gereken olaya görüşünü eklemek, hataları göstermek ve aydınlatmak için  sözlü veya yazılı bildiridir. Her insan yorum yapabilir, yorum yapan bir insan en başta duyarlılığını, cesaretini ve özgüvenini göstermiş olur. Konu hakkında bilgi sahibi olmayan bir insan tebrik amaçlı ‘tebrik ederim çok güzel olmuş’ gibisinden yorumlar yapması gerekir motive açısından. Yorum yapmak şarkı söylemek, şiir yazmak gibi  yetenek isteyen bir şey değildir. Her insan her konu hakkında yorum yapabilir. Belirgin bir yorum gerektiren olaya yorumsuz kalan insanlar aynı zamanda içindeki deşifre olma korkusundan ve özgüveninden kaçanlardır.

               Eleştirisel de olsa yorum eser sahibini memnun eder. Eser sahibi eseri hakkında görüşleri daima merak eder çünkü. Ona şurası olmamış dediğinde üzülmez daha çok yanlışını gördüğü için sevinir. Eleştiriyi yapan eser sahibinden bilgisiz olsa dahi bu yanlış değildir. Bir profesör de eser yapsa gözünden kaçtığı şeyler olabilir ama okuyucu tüm çıplaklığıyla ve objektifliği ile baktığında profesörün kaçırdığı hataları görebilir. Bu yüzden yorum bir çobandan da olsa bilim adamından da olsa önemlidir. Düşünsenize bir film yapmışsınız bu filmi internetlere yoruma açıyorsunuz nasıl algılandı acaba neleri beğenilmedi diye ama hiç yorum gelmiyor ne kadar sinir bozucu olur değil mi?

               Yorum aynı zamanda geliştirmektir. Sürekli yorum yapılan birisi veya bir eser dört dörtlük olur. Kişi yorum yapıldıkça eleştirildikçe hatalarını düzeltir ve gelişir. Yorum yapanlar ise gelişmeyi sağlar. Yorumsuz kalmak ise daima duyarsızlıktır. Gelişmek ve geliştirmek arazisinde yorum yapmanın hissesi büyüktür. Basit gözükse de yorum  duyarlılığın simgesi, iletişim açısından da önemlidir. Sükut altın ise yorum incidir. Sessiz kalmak durumu idare etmektir ama gerekli yorumu ve tepkiyi koymak devrimdir.  ‘Durumu idare edenler asla esaslı bir devrim yapamazlar’