Hendek İnşaat Tadilat

“Yaşlı bir adam büyük bir kentin surları dışında otururmuş. Gezginler yanına yaklaşıp yaşlı adama sorarlarmış: “Bu kentte nasıl insanlar yaşar?” Yaşlı adam da, “Geldiğiniz yerde nasıl insanlar yaşardı?” sorusuyla yanıtlarmış onları. Gezginler, “Bizim geldiğimiz yerde yalnızca kötü insanlar yaşardı” diye cevap verecek olurlarsa, yaşlı adam şöyle dermiş: “Yolunuza devam edin, burada yalnız kötü insanlar bulursunuz.” Ama gezginler “Bizim geldiğimiz yerde yalnızca iyi insanlar yaşardı” diye cevap verecek olurlarsa, o zaman yaşlı adam da şöyle dermiş: “Gelin haydi o zaman, çünkü burada da yalnızca iyi insanlar bulacaksınız.”
Hayat biraz da böyle bir şeydir. Onu “başkaları” değil “siz” yaparsınız. Neticede de arzuladığınız şeylerle karşılaşırsınız.
Bayramlar bize “iyi hayat” dersleridir. Neyi aramamız gerektiğinin işaretleridir. İyi ve güzel zamanlardır. Bayram ziyaretleri, el öpmeler, öptürmeler, kucaklayıp öpmelerse en duygusal, en mutlu, huzurlu anlardır. Bayramlar kardeşliğe, dostluğa, iyi komşuluğa, iyi vatandaşlığa, iyi insan olma yolculuğunda bize sunulan fırsatlar ve kutsal kapılardır.
Bugün o kapılardan birinin son gününü yaşıyoruz.Dönüş yolunda olan bütün kardeşlerimize de hayırlı yolculuklar dilerken önümüzdeki seçimle de ilgili kısaca şunları yazmak istiyorum

Bir yöneticide bulunması gereken özellikler:

- Akl-ı selim sahibi olmak: Aklı selimin alameti, kişinin, Allah’ın razı olacağı ameller yapması, Allah’ın gazap edeceği, gazabını celbedeceği kötülüklerden sakınmasıdır.

- Kabiliyet: İdareceilik ve yöneticilik çok üstün bir kabiliyet ister. Kabiliyeti olmayan kişilerin böyle bir işe talip olmaması gerekir.

- İlim: Yöneticiler öncelikle yapacağı işi, dini ilimleri, tarihi, toplumun örf ve adetlerini, fert ve toplum psikolojisini, sosyolojiyi, içinde yaşadığı çağın siyasî, iktisadî, sosyal, kültürel yapısını, dünyada meydana gelen olayları çok iyi bilmeli ve değerlendirebilmelidir. Bir yönetici olarak, kendi durumunu, yönettiği kurum ve kuruluşun dînî, iktisadî, hukukî, kültürel yapısını, çok iyi bilmeli, çok iyi değerlendirmeli ve ona göre gecikmeden, tam zamanında etkin tedbirler almalıdır.

- Adalet: Adil olmayanlar, yöneticiliğe asla layık değillerdir. Adaletin icrasında ırk, akrabalık, zenginlik, fakirlik gibi hususlar etkili olamaz. Hangi inançtan, hangi ırktan, hangi kesimden olursa olsun haklı olanın hakkı, zalimden alınıp kendisine iade olunmalıdır. İdareci hem adil olacak, hem de adaletin icra edilmesine yardımcı olacak, bu hususta asla tavizkâr davranmayacaktır.

- Cesaret: Yönetici cesur olacaktır. Gerektiğinde risk altına girmekten asla çekinmeyecektir. Ancak tehevvür, yani aşırılıklar, taşkınlıklar cesaret ile karıştırılmamalıdır.

- Basiret-Feraset: Yöneticiler basiret ve feraset sahibi olmalıdır. Bön ve ahmaktan yönetici olmaz. İdareci, muhatabının beden dilini çok iyi anlamalıdır. Kelimelerle ifade edilemeyen, ya da kelimelerin arkasına gizlenen pek çok gerçekler, azaların sergilediği tavırlardan okunur ve anlaşılır.

- Dürüstlük: Yalancı, sahtekâr, insanlara karşı dürüst davranmayan, sürekli aldatan kişilerin iş başına gelmesi, o millet için büyük bir felakettir. Doğruluk, dürüstlük; kalpte niyetin, dilde sözün, azalarda amelin aynı olması demektir.

- Sabır-Sebat: Yöneticilik çok büyük sabır isteyen bir iştir. Aceleci, istikrarsız kişiler, böyle ağır işlerin, ağır yüklerin altından kalkamazlar. Sabır, bir kararlılık ve dayanıklılıktır. Kararlı ve dayanıklı olmayan kişiler sabredemez, doğrular üzerinde, hak üzerinde sebat gösteremez.

- Affetmek: Affetmek çok büyük bir ahlaktır. O bakımdan yöneticiler gerektiği zaman affetmesini bilmelidirler. Özellikle şahıslarına karşı yapılan bir hatayı, hakareti affetmesi, büyük bir fazilet ve meziyettir.

- İstişare: Yöneticiler istişareye ne kadar önem verirler ve ehli ile istişare ederlerse, yönetimlerinde, kararlarında, icraatlarında o kadar isabetli olurlar.

Oylarımızı bu temel kaideleri göz önünde bulundurarak kullanalım
Selam ve dua ile

yazan: Nuray Aydın İlgüz