Edison eğitimi, heykeltıraşın mermeri yontup şekillendirmesi gibi, insan ve toplumu şekillendirme ve şahsiyetlendirme sanatına benzetiyor. O halde bizim yüksek görev bilincinde ahlaklı bir toplum yetiştirebilmemiz için çağın getirdiği teknolojiye uygun, sorgulayan, araştıran ve kültürümüzü yaşayan nesiller yetiştirmemiz gerekir. Bunları yapabilmemiz için de alt yapımızın buna uygun olması gerekir. Yine ünlü düşünür Çiçero, "Devlet içinde gençliğin, eğitim ve öğretimi ile uğraşmaktan daha büyük ve daha kutsal bir hizmet düşünülemez demektedir. O halde devletimizi yönetenler bu hassasiyeti göstermelidir. İster siyasi iktidar isterse muhalefet yapan partiler buna göre davranmalıdır. Bu mesele partilerin günlük siyasi çıkarlarının üstünde tutulmalıdır.

Ama görüyoruz ki özellikle Ak Parti iktidarları döneminde Cumhurbaşkanımızın başarısız olduk dediği tek alan eğitimdir. Yapılan bir çok yatırıma rağmen istenilen sonuç alınamamıştır. Tabi biz burada merkezi hükümetin eleştirisini yapacak değiliz. Ama en azından kapımızın önünü süpürmek adına bir adım atmak istiyorum. Yazıyıda bu nedenle kaleme alıyorum. Şunu herkes bilir ki Hendek gibi bir ilçede eğitimin başındaki kişiyi yani milli eğitim müdürü olacak kişiyi iktidardaki siyasi parti atattırır.Yine okul Müdürleride iktidarın istediği kişilerden oluşur. Eğitimdeki alt yapı çalışmalarınızda, milli eğitim müdürü ile birlikte Okul Müdürleri planlayıp uygularlar. Şayet ortada bir başarı varsa bunu hem siyasiler hemde bürokratlar paylaşırlar. Aksi durumda da hataları ve yanlış uygulamaları da üstlenmek zorundadırlar.

Hendek’te sekiz yıl gibi uzun bir süre milli eğitim Müdürlüğüne bakan kişi başka bir yere siyasilerin isteği üzerine gönderildi. Yerinede yine AKP İlçe başkanının onay verdiği birisi getirildi. Hendek’liler çok iyi bilirler ki okullarımızı yöneten idarecileri de bu iktidar atattı. Milli Eğitim Müdürü başkanlığında bu okul müdürleri eğitim bölgelerini oluşturdu. 4+4+4 sistemine geçildiğinde ortaokul ve ilkokullarıda bunlar belirledi. BAKANLIK 2019 yılına kadarda neredeyse beş yıllık bir geçiş süreci sonunda okullarımızın tam gün EĞİTİME geçilmesini öngördü. İlçemizdeki Ziya Gökalp İlk ve Ortaokulunun birbirinden ayrılmasıda bu kapsama alındı. Bu beş yıllık süreci iyi değerlendiremeyen bürokrat ve siyasiler yeni bir okul yapmak yerine artık neredeyse en ücra köylerde bile zor rastladığımız eski ve yetersiz binası olan,  laboratuvar ve kütüphane, yemekhane gibi hiç bir sosyal alanı olmayan, hangi tarihte yapıldığını Hendek’te yaşayan bir kaç kişinin dışında hatırlamayacağı,  ilk olarak Atatürk İlkokulu sonra İmam Hatip lisesi, sonra yeniden İlkokul olan, bir ara Sağlık Meslek Lisesi ve en son Ticaret Lisesi binasına bu okulu taşıdılar.

Yukarıda da belirttiğimiz üzere bizi geleceğe taşıyacak çocuklarımızı odunluktan, Laboratuvardan dönme müştemilat bile diyemeyeceğim derslikler tıkıştırdıkları bu eski ve bir çok kez tadilat geçirmiş köhne binada mı yetiştireceğiz. Şimdi size soruyorum bu ilkokuldan yetişen çocuklar, Laboratuvarı, Spor Salonu, Tiyatro Salonu, İş Atölyeleri. Müzik, Resim Derslikler, Yabancı Dil, Fen Laboratuvarları olan okulda yetişen bir çocukla aynı düzeyde olabilir mi? Hani eğitimde fırsat eşitliği vardı. Hani Anayasada her çocuğun eğitim almaya hakkı vardı.

Belediyeyi yöneten siz, merkezi iktidarı yöneten siz ama çocuklarımıza adam akıllı bir okul yapmaktan aciz olan da siz. Merkezdeki bu okula verdiğiniz değer bu mu? Milli Eğitim Müdürü niye çocuğunu bu okula layık görmedi de on sekiz kişilik sınıfları olan başka bir okula gönderdi. Sayın Belediye Başkanı eğitim yılı başında pankart yaptırıp boy göstereceğine, bir okul arsası verip çocuklarımızı odunluklara kömürlüklere tıkmasaydı. AKP ilçe başkanı ve eski belediye başkanı milli eğitimin başka işleri peşinde değilde ÇOCUKLARIMIZIN geleceğini ilgilendiren ayakları yere basan projelere imza atsalardı. Ama nerde. İşleri güçleri vekil olmak, belediye başkanı olmak, ilçe başkanı olup makam, mevki ve rant peşinde koşmak. Kendilerinin çocukları saraylarda yaşayacak bizimkiler odunlukta.Kendilerinin çocukları özel okullarda okuyacak bizimkiler fi tarihinden kalan binalarda. Başka bir konuda Bizim çocuklarımızın onlarcası her gün Hendek’te olmadığı için NİTELİKLİ okullara gitmek için başka ilçelere ve Sakarya’ya gitmek için servis eziyeti çekiyor olmaları.Bunu yıllardır bağıra bağıra dillendirmemize rağmen siyasetçiler bir Fen Lisesi veya Sosyal bilimler Lisesi yaptıramadılar.

Yine Geçen yıl bini geçkin ortaokul öğrencimizin beşyüze yakını Hendek’te iki Anadolu Lisesine gitmiş ve okullarda neredeyse kömürlüklere varıncaya kadar öğrencilerle doldurulmuştur. İş başına getirdikleri İlçe Müdürü ve okul müdürleri ise önlerinde sayılar olduğu halde buna önlem almamışlardır. Bu plansızlık ve aymazlık sonucunda her yeri İmam Hatip Ortaokulu yapacağız diye birçok okul öğrencisiz kalmış merkezde bu yükü Şehit Mahmut Bey ve Ziya Gökalp okulları çekmek zorunda kalmıştır.

Benim İmam Hatip Liseli olduğumu herkes bilir. Ama insanlar çocuklarını buralara göndermiyor ve okullar boş kalıyorsa bunu da söylemek boynumuzun borcu. Yeni yapılan Gaffar Okkan, Abdurrahman Gürses, Prof. Dr. İsmail Cerrahoğlu, Ahmet Özsoy, Yeşilyurt İmam Hatip Ortaokulları neredeyse öğrenci bulamıyor. Maalesef Burada okuyan öğrencilerin tamamı bir Ziya Gökalp Ortaokulunun öğrenci sayısını bulamıyor. Yine Hendek AKV Mesleki Anadolu Lisesi de öğrencisizlikten boş kaldı. Şimdi bir yanda okulu olmadığı için kömürlüklerde EĞİTİME layık görülen binlerce çocuğumuz bir yanda trilyonlarca yatırım yapılmış ama öğrencisi olmayan okullar. Yani buna ne denir bilemiyorum. Ama şunu biliyorum ki gafletle ihanet arasında ince bir çizgi vardır. Sizce birileri Hendek’e ihanet mi ediyor yoksa gaflet içerisindeler mi varın kararı siz verin.