Hendek Yukarıçalıca mevkisindeki havai fişek fabrikasında 3 Temmuz'da meydana gelen patlamada 7 kişi hayatını kaybetmiş 108 kişi yaralanmıştı. Bilirkişinin hazırladığı raporun ardından Hendek Cumhuriyet Savcılığı iddianameyi hazırladı. 1.Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek davada 5’i tutuklu 7 sanık bulunuyor.

PATRONLAR HAKKINDAKİ TESPİTLER

Yaşar Coşkun ve babası Ali Rıza Coşkun hakkında hazırlanan iddianamede; şüphelilerin kazanın meydana geldiği fabrikadaki yapıların mevzuata uygun yaptırmadıkları, fabrika içerisinde kaçak yapılar inşa ederek ve bu kaçak yapıların depo olarak kullandıkları yine mevzuat gereğince olması gereken koruyucu sütre duvarları yaptırmadıkları, depolar içerisinde ve laboratuvar ve imalathanelerde olması gerekenden çok daha fazla patlayıcı ve yanıcı maddenin bulundurdukları, bu nedenle patlamaların çok büyük ve yıkıcı etkiye neden olduğu, işveren olarak şüphelilerin Çin Mahallesi denilen yerde yasal olmayan bir şekilde ve tüzüğe aykırı olarak depolama ve üretim yapılmasına müsaade ettikleri, yine şüphelilerin inşa ettirdiği depolar arasında mevzuat gereği olması gereken zorunlu mesafenin bulunmadığı, buna bağlı olarak da patlamanın başlamasıyla birlikte diğer depo ve bölümlere de sirayet ettiği, binaların bazılarında özensiz elektrik bağlantıları ve binalarda havalandırma amaçlı kullanılan yüksek maliyetleri nedeniyle aspiratörlerin (Fan) exproof (sızdırmaz) olmadığı,Çin Mahallesinde elektrik bulunan yerlerde kaçak akım rolesinin bulunmadığının müşteki şüpheli Ahmet Ç.'nın ifadesi ve şirket elektrikçisi olan Recep E.'nin ifadesi kapsamından anlaşıldığı, şüphelilerin iş veren olarak Çin Mahallesi denilen yerde barut üretim izni olmaksızın kaçak olarak barut üretilmesi için Çin'den özel makineler getirterek işçiler ve kimyagerlere barut üretimi yapmaları konusunda baskı uyguladıkları, üretilen bu barutun kalitesiz olduğunun kimyagerler tarafından belirtilmesine rağmen imalatta kullanıldığını, fabrikanın faaliyet alanının çok tehlikeli işler kategorisinde yer almasına rağmen acil durumlar için bulunması zorunlu olan toplanma alanı ve sığınağın bulunmadığı, işveren şüpheliler tarafından bölümlerde çalışan işçilere fazla iş çıkarması için sürekli olarak baskı yapıldığı, bu nedeniyle iş yetiştirebilmek adına işçilerin gerekli dikkat ve özeni göstermeden çalıştıklarının dosya kapsamındaki işçilerin ve bir kısım şüphelilerin beyanında ısrarla dile getirildiği, tüm işçilere yanmaz kıyafet ve anti statik ayakkabı vb. koruyu donanım ve ekipmanın yeterli düzeyde ve miktarda verilmediği, bunun yerine antistatik bileklik ve önlük verildiği, bir kısım çalışanlara ise tulum ve antistatik ayakkabı verildiği, ancak verilen ekipman içerisinde yanmaz kıyafetin bulunmadığı, işverenlerin genelde ilkokul mezunu olan işçilere gerekli ve yeterli iş güvenliği eğitiminin verilmesini sağlamadıkları, zaman zaman verilen eğitimin ise A sınıfı iş güvenliği uzmanlık belgesi bulunmayan iş güvenliği uzmanı tarafından verildiği bu kapsamda iş yerinde iş sağlığı ve güvenliği hukuku bakımından düzenlenen yükümlülüklerin tam olarak sağlanmadığı bu çerçevede iş sağlığı vegüvenliğinin sağlanması için “gerekli” olan tüm önlemleri iş veren olarak yerine getirmedikleri, fabrikayı özellikle Çin Mahallesini, ilgili kurumlar tarafından yapılan denetimlere açmadıkları, denetim yapılacağını önceden haber alıp bir takım tedbirler aldıkları, bazı bölümlerde özellikle Çin Mahallesinde üretimi durdukları böylelikle işveren olarak şüpheliler Şüpheliler Alirıza COŞKUN ve Yaşar COŞKUN'un sayılan bu eksiklikler ve bilirkişi raporu ile tespit edilen ve yukarıda detaylı olarak anlatılan diğer eksikliklerin giderilmemesi nedenlerinden dolayı olayın meydana gelmesinde ihmal ve kusurlarının bulunduğu,

İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI ASLI B.

Hendek Cumhuriyet Savcısı patlamanın hemen ardından tutuklanan İş Güvenliği Uzmanı Aslı B.’nin görev ve sorumluluğunu tam olarak yerine getirmediğini, her ne kadar ifadesinde tespit edilen eksikliklerin fabrika sahibi tarafından tutanak altına izin verilmediğini ileri sürse de “Görev aldığı işyerinde göreviyle ilgili mevzuat ve teknik gelişmeleri göz önünde bulundurarak iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili eksiklik ve aksaklıkları, tedbir ve tavsiyeleri mevzuata uygun olarak belirlememesi ve işverene yazılı olarak bildirmemesi, Patlamanın meydana geldiği Çin Mahallesinde hiç bir inceleme denetimde bulunmaması, burasıyla ilgili bilirkişi tarafından tespit edilen yukarıda yazılı eksikliklerin tespit edilmemesi ve işverene yazılı olarak bildirilmemesi, İşveren tarafından giderilmeyen eksiklik ve aksaklıkların acil durdurmayı gerektirmesi veya yangın, patlama, göçme, kimyasal sızıntı ve benzeri acil ve hayati tehlike arz etmesine rağmen bu durumun bakanlığın yetkili birimine bildirilmemesi, İş güvenliği uzmanınca tutulması gereken evrakların usulüne uygun tutulmaması, Genelde ilkokul mezunu olan işçilere gerekli ve yeterli iş güvenliği eğitiminin verilmemesi, Olay yerinde yapılan incelemeler neticesinde ve Bilirkişi raporu ile tespit edilen yukarıda detaylı olarak anlatılan iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili eksikliliklerin giderilmemesi nedenlerinden dolayı olayın meydana gelmesinde ihmal ve kusurunun bulunduğu görülmüştür” dedi.

USTABAŞI VE SORUMLU MÜDÜRLER HAKKINDA

Şüpheliler; Asiye A., Ersan Ö, Hasan A.V. ve müşteki sanık Ahmet Ç. hakkında savcılık;

Depolar içerisinde ve laboratuvar ve imalathanelerde olması gerekenden daha fazla patlayıcı ve yanıcı maddenin bulundurulması, Çin Mahallesi denilen yerde yasal olmayan bir şekilde ve tüzüğe aykırı olarak depolama ve üretim yapılması,

Binaların bazılarında özensiz elektrik bağlantıları ve binalarda havalandırma amaçlı kullanılan aspiratörlerin (Fan) exproof (sızdırmaz) olmaması, Çin Mahallesinde elektrik bulunan yerlerde kaçak akım rolesinin bulunmaması,

Çin Mahallesi denilen yerde barutum üretim izni olmaksızın kaçak olarak barut üretilmesi ve bu barutun imalatta kullanılması,

Fabrikada acil durumlar için bulunması zorunlu olan toplanma alanı ve sığınağın bulunmaması,

Bölümlerde çalışan işçilere fazla iş çıkarması için sürekli olarak baskı yapılması nedeniyle iş yetiştirebilmek adına işçilerin gerekli dikkat ve özeni göstermeden çalışıyor olması,

Tüm işçilere yanmaz kıyafet ve anti statik ayakkabı vb. koruyu donanım ve ekipmanın  yeterli düzeyde ve miktarda verilmemesi,

Genelde ilkokul mezunu olan işçilere gerekli ve yeterli iş güvenliği eğitiminin verilmememsi zaman zaman verilen eğitimin ise A sınıfı iş güvenliği uzmanlık belgesi bulunmayan iş güvenliği uzmanı tarafından verilmesi, iş yerinde iş sağlığı ve güvenliği hukuku bakımından düzenlenen yükümlülüklerin tam olarak sağlanmaması ve iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için “gerekli” olan tüm önlemlerin alınmaması,

Olay yerinde yapılan incelemeler neticesinde ve Bilirkişi raporu ile tespit edilen eksikliklerin giderilmemesi, nedenlerinden dolayı olayın meydana gelmesinde ihmal kusurlarının bulunduğu,


İDDİANAMEDE NELER VAR?
 Böylelikle şüphelilerin yukarıda delilleri ile ilişkilendirilerek detayı olarak anlatılan eylemleri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 85/2 ve 22/3 maddesinde yazılı Bilinçli Taksirle Birden Fazla Kişinin Ölümüne ve Birden Fazla Kişinin Yaralanmasına Neden Olma suçunu işledikleri, ayrıca 7 kişinin ölmesi ve bir kısmı nitelikli olmak üzere 100'den fazla kişinin yaralandığı gözetilerek şüpheliler hakkında temel ceza belirlenirken, suçun işleniş biçimi, faillerin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırları da dikkate alınmak suretiyle TCK'nın 3. Maddesi anlamında adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerektiği yapılan soruşturma sonucu anlaşılmıştır

Şüphelilerin ve müşteki şüphelinin açık yargılamasının mahkemenizce yapılarak,eylemlerine uyan yukarıda yazılı sevk maddeleri gereğince CEZALANDIRILMALARINA,

Şüphelilerin ve müşteki şüphelinin işlemiş olduğu kasti suç nedeniyle TCK'nın 53/6 maddesi gereğince belirli hakları kullanmaktan YOKSUN BIRAKILMALARINI talep etti.

Sakarya 1.Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek duruşmada sanıklar 2 yıl 8'er aydan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası istendi.

İddianamenin Bilinçli Taksirle  birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet vermesi şeklinde hazırlanması, mahkemenin vereceği cezanın hakimin insiyatifiyle 3'te bir oranıyla yarı yarıya artırılmasına ayrıca da verilen cezanın para cezasına çevrilmemesine olanak sağlıyor