Tüm bu kurallar manzumesi o toplumun değerlerini oluşturur. Türk milleti olarak sahip olduğumuz, büyüklerimize son derece saygılı, küçüklerimize karşı yardımsever olmak, karşımızdakilere karşı kibar olmak, giyimimize kuşamımıza özen göstermek, temizlik ve düzene önem vermek, misafirGençlik bir toplumun temel taşıdır, yarınlarıdır, geleceğidir. Umuttur gençlik. Toplumu yarınlarda temsil edecek kitle gençliktir.
Teknolojinin gelişmesiyle günümüzde sosyal medya insanların sosyal yaşamının tümden değişmesine yol açmıştır. Terbiyeli, yardımsever, kibar gençlik yok olmaya başlamış yerine kendini mafya sanan, çete liderlerini rol model alan, şiddeti, küfrü, her türlü ahlaksızlığı benimseyen, insanlara ve hayvanlara sevgisi, saygısı kalmamış bir gençliğin yetiştiği görülmektedir.
Sosyal medyada kendisini ve paylaştıklarını teşhir ederek her beğeni tıklamasında egosunu tatmin eden, yaptığı tüm eylemleri, yediğini, gezdiğini, gördüğünü paylaşmazsa kendini eksik hisseden, mutluluğu sosyal medyada aldığı beğeni sayılarına endeksli olan, bağımlı düzeyinde sosyal medya kullanan çok fazla insan var. Hal böyle olunca beğeni uğruna çok farklı yollara başvuran gençlerle sosyal medyada karşılaşıyoruz.
Aileler de de durum çok farklı değil. Kadına, çocuğa, yaşlıya karşı artan oranda ürkütücü boyutta saldırganlık, şiddet, tecavüz haberlerini her geçen gün televizyonlarda, haber kanallarında görmekteyiz. Dizilerde, TV programlarında saldırganlık, kaba kuvvet özendirilmekte, bunu gören gençlerin saldırgan davranışlara yöneldiği gözlenmektedir.
Netice olarak tüm bu olumsuz durumlar, Türk toplumu olarak bizim yazılı olmayan kurallarımızı oluşturan toplumsal değerlerimizi kaybetmemize, hassasiyetlerimizi yitirmemize, insanlarımızın birbirine karşı hürmetinin, muhabbetinin azalmasına sebep olmaktadır.
Peki ne yapılmalı?
İnsanlar ile yapılan paylaşımlar iyiye, güzele, gelişmeye yönelik olmalı ki anlamlı olsun. Çok geç olmadan bu kültürü yaymalıyız.
TV dizilerinde, programlarda kendi kültürümüzün güzelliklerini ön plana çıkaran senaryolar arttırılmalı, üst düzey bilimsel bir komisyon kurulmalı ve sosyal medyada, televizyon programlarında insanlara verilmek istenen bu yanlış algılardan programlar temizlenmelidir. Sosyal medyada kültürümüzün, değerlerimizin özendirildiği uygulamalar teşvik edilmeli, gençlerimizin bu uygulamalarla muhatap olmaları sağlanmalıdır.
Zaten zor olan hayatımızda daha büyük olumsuzlukların yaşanmaması için toplumsal olarak dikkatli olmalıyız. Bu tür davranış bozukluğu olan kişileri, özellikle çocukları ve gençleri tespit etmeliyiz. Profesyonel yardım almalarını sağlamalıyız ayrıca davranışlarımız ile örnek olmak sureti ile düzeltmeye katkı vermeliyiz.
Ne oldu da böyle olduk, yitirdiklerimiz ile kaybettiğimiz değerlere ne sebep oldu kim ya da kimler bu oyunu kurdular bu toplumun genleriyle oynadılar ve oynuyorlar. Çok ince elenip tespitler yapılmalı ve ilk önce aileden başlamak kaydı ile eğitimler verilmeli ataerkil yaşamanın güzellikleri tekrar topluma kazandırılmalı.
Tüm devlet kurumlarını, yerel yönetimleri ve kanaat önderlerini bu hassasiyeti göz önünde bulundurarak, toplumumuzun ileride duyarsız umarsız değerlerini kaybetmiş bir toplum olmaması adına adım atmaları için göreve davet ediyorum..

Tarihine, Kültürüne, Diline, Örf Ve Adetlerine YABANCI Bir Gençlik Yaratmamak Adına...

EL ELE GÖNÜL GÖNÜLE OLALIM