Tüm Muhtarlar Derneği Başkanı Emin Kula yaptığı açıklamada “Bizler mahallelerimize seçilerek gelen insanlarız. İçimizde halletmemiz gereken meseleleri basına taşımak kamuoyunun önünde tartışmak doğru bir şey değil. Derneğimiz içinde olup bitenlerin basın yoluyla kamuoyuna yansıtılması etik değildir. Eski başkan İsmet İskefiyeli’nin benim şahsım hakkımda yapmış olduğu suçlamalara basın yoluyla cevap vermeyi doğru bulmasam da cevap vermek zorunda kaldım.

DERNEKTEN İSTİFA ETMEM YANLIŞTI!

Dursun Emin Kula, Derneğimizin adı Türkiye Muhtarlar Derneği iken İsmet İskefiyeli ile beraber girdiğimiz bir seçimde ben kaybettim o kazandı. Yaptığımız seçim konuşmasında kaybedenin kazananın yanında yer alacağına söz verdik. Seçimden sonra ikinci bir dernek kuruldu, kurulan bu derneğe ben de katıldım dernekten istifa etmem yanlıştı. Kurulan yeni derneğe benim başkan olmamı istediler ben ise kabul etmedim hatta yönetime bile dahil olmadım, dedi.

İHANET SUÇLAMASI!

İsmet İskefiyeli dernekten istifa etmemi derneğe ihanet etmekle suçluyor. İhanet kelimesi çok ağır bir itham ben bunu kesinlikle kabul etmiyorum, ben uyduruk imzalarla kimseyi dernekten istifa ettirmedim. Yaptığımızın yanlış olduğunu anlayıp iki derneği tek çatı altında topladık. Hatta derneğin adını ise Tüm Hendek Muhtarlar Derneği adını ben önerdim ve önerimden sonra İsmet İskefiyeli bana teşekkür etti. Şimdi soruyorum ihanet eden insana teşekkür edilir mi?

ALİ İNCİ VE İRFAN PÜSKÜLLÜDEN DESTEK ALMADIM!

İsmet İskefiyeli benim başkan olduğum seçimlerde Ali İnci’den İrfan Püsküllü’den ve Mahmut Nedim Alkan’dan destek alarak başkan seçildiğimi iddia ediyor. Yemin ederim ki saydığı isimlerin hiç birinden destek istemedim. Hatta İrfan Püsküllü benim dernek başkanlığına aday olmamı istemiyordu. Bilgi amaçlı söylüyorum İrfan Püsküllü belediye başkanı olduğu zaman beni Bel-İş’te ki görevimden aldı. Bu olaydan sonra kendisine kötü bir kelamım olmadı çünkü kendisi benim çocukluk arkadaşımdır. Bayraktepe de bir toplantıda İrfan Püsküllü tüm muhtarları toplayarak başkanınızı burda seçin kongreye tek aday gidin dedi. Üç aday seçime girdik ve ben birinci çıktım. O gün toplantıya gelmeyen İsmail Becit ben yukarda ki seçimi tanımıyorum diyerek aday oldu. İsmail Becit’ten sonra seçime bir hafta kala Servet Dursunoğlu aday oldu. Bu işler tamamen kurulan bir tezgahın senaryosuydu. Bu tezgahlara rağmen ben seçimi 10 küsür oyla kazandım. İsmet İskefiyeli dernek yönetiminin meşru olmadığını ve yöneticilerin kim olduğunun bilinmediğini idda ediyor. Yönetimimizde muhtarlık seçimlerini kaybeden isimlerin yerine yedekten isimler yazarak yolumuza devam ediyoruz. Sistem budur, tüzük budur, kural budur bunu İsmet İskefiyeli de biliyor.

12 BİN TL' Yİ SORAN İSMET İSKEFİYELİ ÖNCE AİDAT BORCUNU ÖDESİN!

İsmet İskefiyeli başkanlığı bırakırken dernek kasasında bıraktığı 12 bin TL’nin hesabını soruyor. Sıkıntılı durumda olan muhtarlarımız var. Fazla bu konuyu açmak istemiyorum 40 küsür muhtardan alamadığımız aidatlar var. Bu aidatlar gelmeyince doğal olarak kasada ki parayı harcıyorsunuz. Bize bu paranın hesabını soran İsmet İskefiyeli’nin 4 adet aidat borcu var. Biz toplayamadığımız aidatlara rağmen işi bırakan dernek sekreteri Bilal Deniz’e 12 bin TL tazminat ödemesi yaptık ve bu para ödemesini de karar defterine işledik. Bizim tüm gelir ve giderlerimiz faturalarla kayıt altındadır. Bizim paramız repo da faiz de değil hesap defterimizde kayıtlıdır. Hesapsız, kitapsız ve faturasız işimiz olmaz. İsmet İskefiyeli’nin bu açıklaması derneğe zarar vermiştir. Günümüzde muhtarın davranış şartları bellidir ve dernekte kurallar vardır. İsmet İskefiyeli’nin yaptığı bu davranış dernekten ihraç sebebidir. Yönetim kurulu elinde ki yetkiyi kullanarak ihraç edebilir ama biz bunu kendimize yakıştıramadık. Kendisinin kamuoyu önünde bizden özür dilemesi ve istifa etmesi gerekir.

GİT EVİNDE OTUR, ÇOCUKLARIN BABA GÖRSÜN!

Beni ihanetle suçlayan İsmet İskefiyeli dernek başkanlığından istifa ederek ekibine ve yönetimine ihanet etmiştir. İsmet İskefiyeli istifa sebebini ailevi sebepler diye açıkladı. Böyle bir sebepten istifa ettiysen git evinde otur çoluk çocuk baba görsün hala dernekle neden uğraşıyorsun? Toplantılar düzenleyip neden başkan çıkartmaya çalışıyorsun?

İSMET İSKEFİYELİ İLE NE GAZİNOYA NE DE PAVYONA GİTTİM!

Ben, İsmet İskefiyeli’nin artık insanlığından da şüphe duymaya başladım. İsmet, eskiden sendikacılıktan arkadaş olduğu ortak arkadaşımız olan Söğütlü Muhtarlar Dernek Başkanını arayarak Emin Kula’dan uzak dur diyor. Şimdi bunun altını siz doldurun. İsmet ile birebir ne bir çay içtim ne bir yemek yedim ne bir gazinoya gittim ne bir pavyona gittim ne bir kahvehaneye gittim ne de para alışverişi yaptım. Sen benim için bu sözü Söğütlü’lü başkana nasıl söylersin?

SOFUYLA SEÇİM ALINAMAYACAĞINI ALİ İHSAN YAVUZA SÖYLEDİM!

Başkan Emin Kula’ya Ak Parti il başkanlığına giderek Ak Parti’nin Ali Kemal Sofu ile seçim kazanamayacağını İrfan Püsküllü ile kazanabileceğini aksi takdirde Turgut Babaoğlu’nun kazanacağını söyleyip söylemediğini sorduk.

Emin Kula, evet doğrudur, bunları aynen söyledim. O gün bize Cumhurbaşkanı geliyor dendi Biz de muhtar arkadaşlarla bir araya gelerek Ali Kemal Sofu ile seçim kazanılamayacağının mesajını cumhurbaşkanına iletebilmek için Sakarya’ya gittik. Cumhurbaşkanı gelmeyince İl Başkanlığına çıktık. İl Başkanlığına Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz geldi. Ali İhsan Yavuz’a, Ali Kemal Sofu ile seçimi alamayacağımızı seçimin İrfan Püsküllü ile alınabileceğini, Püsküllü aday gösterilmezse seçimin Turgut Babaoğlu’nun alacağını söyledik. Her ne kadar Ali İhsan Yavuz bizi dinlemese de 31 Mart gecesi haklılığımız ortaya çıktı. Ak Parti’nin belediye meclis oyları Ali Kemal Sofu’ya verilen oylardan 4.500 oy fazla çıktı ve dediğimiz gibi seçimi Turgut Babaoğlu kazandı. Ben söylediklerimden pişman değilim İrfan Püsküllü benim çocukluk arkadaşım onun aday olmasını çok istedim.

 

İçimizde genç muhtar kardeşlerimiz var. Bu genç kardeşlerimizi kirli bilgilerle kirletmeyelim. Bu gibi açıklamalarla genç kardeşlerimize kötü örnek oluyoruz. Bizlerin kamuoyunda bu gibi tartışmalar yapmak yerine genç muhtar kardeşlerimize yardımcı olmamız gerekir. Hiçbir zaman sevgi ve saygıyı kaybetmemeliyiz. Bize hesap soranlar basın aracılığıyla değil derneğe çıkıp sorabilirler veremeyeceğimiz hiçbir hesap yoktur.