Hendek İnşaat Tadilat

 

SAÜ Eğitim Fakültesi Konferans Salonunda yapılan etkinlikte Milli Şair Mehmet Akif Ersoy ve İstiklal Marşı’nın kabul süreci ele alındı. Yoğun katılımın gözlendiği etkinlik, İstiklal Marşı’nın kabulünün yıldönümüne tekabül eden 12 Mart günü saat 11.00’de başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan etkinlikte, Türkçe Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Mehmet Özdemir tarafından Mehmet Akif’in ailesi ve soy kütüğüne dair bugüne kadar gün yüzüne çıkmamış birçok nokta ele alındı.

Özdemir, etkinlikte Mehmet Akif’in babası Temiz Tahir Efendinin Kosova’nın İpek ilinin Trofta kasabasının Suşitsa köyünden İstanbul’a gelişi ve bugüne kadar bilinmeyen babasının kardeşleri (Akif’in amcaları) Sadiku, Haliti, Salihu, Bajrami, Delia ve Demiri hakkında bilgiler sundu. 2013 yazında Akif’in amcalarından Haliti’nin torunu Adem Mulaj ve Recep ile yaptıkları görüşmelerden o günlere dair görseller ile birlikte izleyicilerle paylaşan Özdemir, aynı zamanda Akif’in soydaşlarının yaşadığı Kosova’ya dair fotoğraflar üzerinden Balkanlardaki Osmanlı izlerine dikkat çekti.

Özdemir, Mehmet Akif’in, Osmanlı’nın son dönemlerinde toplumu derinden etkilenen Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı gibi birlik ve beraberliğe ihtiyaç olunan dönemlerde Fatih, Süleymaniye, Beyazıt ve Sultanahmet camilerinin kürsülerinden yaptığı ve Mehmet Akif’in “Camideki Şair” ve “İslam Şairi” olarak anılmasında önemli rolü olan vaazlarına değindi. Özdemir, Mehmet Akif’in, özellikle Almanların esir aldığı Müslümanlar ile görüşme ve onların durumunu görmek için gittiği Berlin ve akabinde gerçekleştirdiği Necid, Medine, Şam ve Beyrut ziyaretlerinde, İngilizlerin Lawrence ile Arapları kışkırtma hareketlerine karşı faaliyetlerinin de önemi üzerinde durdu.

İstiklal Marşının sancılı kabul süreci

Özdemir, konuşmasının son bölümünü Mehmet Akif’in milli mücadeleye katılması ve İstiklal Marşı kabulü sürecine ayırdı. Mehmet Akif’in Milli Mücadele döneminde Balıkesir, Konya ve Kastamonu gibi Anadolu’nun birçok yerinde halk ile buluştuğu ve onların kurtuluş hareketine destek vermeleri konusunda vaazlarda bulunduğunu belirten Özdemir, vaazlarının dönemin gazete ve dergilerinde yayınlandığına, ordu karargâhlarında okunduğuna dikkat çekti. Özdemir, bilinenin aksine İstiklal Marşı’nın kabul sürecinin bir anda gerçekleşmediğini, mecliste yer yer tartışmaların olduğunu ve itirazların yükseldiğini şu sözlerle aktardı:

“Birinci oturumda Mehmet Akif’in Maarif Encümeni’nde reis olması eleştirisini Hamdi Namık Bey getirirken, Besim Atalay milli marşın seçimi için yeni bir kurulun oluşturulmasını teklif etti. Hasan Basri Bey, “O böyle bir haksızlığı asla yapmaz.” diyerek Mehmet Akif’i savundu.  İkinci oturum öncesinde Maarif Nazırı Hamdullah Suphi Bey marşların uyandıracağı heyecanı tespit için ordu karargâhlarına İstiklal Marşı ile birlikte iki şiiri daha gönderdiğini biliyoruz. İkinci oturumda İstiklal Marşı’nın güftesinin Hamdullah Suphi Bey’in kürsüden okunması teklifi geldi. 12 Mart 1921 günü yapılan üçüncü ve son oturumda Besim Atalay, Tunalı Hilmi Bey gibi bazı mebusların itirazları ve oyalama taktiklerine rağmen “İstiklal Marşı” ekseriyet-i azime (büyük çoğunluk) ile kabul edildi.”

Mehmet Özdemir, İstiklal Marşının kabulü sürecinde gerçekleşen buna benzer pek çok tartışmayı meclis tutanakları üzerinden dinleyicilere aktardı.

Programın son bölümünde Türkçe öğretmeni Kamil Tosun ve Türkçe Öğretmenliği son sınıf öğrencisi Burak Yılmaz, 10 kıta ve 41 mısradan oluşan İstiklal Marşı’nı okuması ile program sona erdi.