MUSTAFA-ÇİÇEK

CHP’den 2015 seçimlerinde 4. Sıradan Sakarya Milletvekili Adayı olan Ayhan Bal, CHP’den istifa ettiğini açıkladı. İstifası ile ilgili konuşan Bal çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Siyaseti noktalıyorum

CHP’den istifa etme nedenleri ile ilgili açıklama yapan Bal, asli işim olan spora geri döneceğim, amacım budur. Hiç kimse adına partiden istifa etmiyorum, hiçbir partiye katılmak, çalışmak veya desteklemek gibi bir düşüncem yok. Kendim sadece şuanda ticari ve eski mesleğim olan Futbol menajerliği yapmak adına siyaseti noktalıyorum. Hendek için yarın kimlere ne görev verilir bu bilinmez herkes için hayırlısı olsun diye konuştu.

Çarpıcı açıklamalar

Cumhuriyet Halk Partisinden istifa nedenlerini ve Cumhuriyet Halk Partisinin içinde yer alan yapıyı içine sindiremediğini dile getiren Bal, bunları herkes bilsin diyerek çarpıcı açıklamalarda bulundu.

CHP’den niye istifa ettiğimi ve neleri içime sindiremediğimi anlatayım. En güçlü olduğumuz yer Aydın. Aydın’da Milletvekili olan kim? Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun akrabası. Tunceli’li ancak Aydın’dan aday. Grup sözcümüz Bülent Tezcan, nerenin Milletvekilidir? Aydın, Aydınlı biliriz kendisini, peki nerelidir aslen, Tunceli. Yine Grup Başkan Vekillerimizden Genel Başkan Yardımcımız Özgür Özel, Manisa Milletvekilimiz, nerelidir Tuncelilidir. Bursa Milletvekilimiz Nuray Kayışoğlu, nerelidir Tuncelilidir. Yine Bursa Milletvekilimiz Orhan Sarıbal nerelidir Sivaslıdır. Onursal Adıgüzel, nerelidir Malatyalıdır ama İstanbul Milletvekilidir. Gamze İlgezdi Tuncelilidir ama İstanbul Milletvekilleridir. Zeynel Emre, Sibel Özdemir, Erdoğan Toprak, Ali Şeker… Gürsel Erol nerelidir? Tuncelilidir kimdir, Doğan Taşdelen’in yeğenidir, kimdir Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen’in kuzenidir yani Aile şirketinden 3 tane vekil. Sıralamalara bakınca bu ve buna benzer birçok örneği görmek mümkün.

İnsanları asla dini ile dili ile ve ırkı ile yargılayan biri değilim asla insanların dili, dini ve ırkı ile ilgilenmem, o yapıda bir adam değilim ama neden Türkiye’nin Partisi olamadığımızın resmini de insanlarımız artık görsün istiyorum. Neden bir İzmirli İzmir’den, Aydınlı Aydın’dan aday olamıyor da Tuncelili İzmir’den, Aydın’dan, İstanbul’dan ve Ankara’dan oluyor? Neden Diyarbakırlı Milletvekilimiz İstanbul’dan? Neden Diyarbakır’dan girerek oy almıyor?

Çok daha enteresan bilgiler vereyim, Kocaali’den 3 Milletvekilinden ikisi Tunceli ve Sivas kökenli, Alevi kökenli. Bu bir tesadüf mü yani? Trakya’dan Candan Yüceer aslen Malatyalı Tekirdağ Milletvekilimiz Alevi kökenli. İzmir’den Adnan Arslan Erzincan kökenli alevi arkadaşımız, fakat İzmir’den Milletvekili olmuş.

Simdi yapı bu, en az bu kadar daha var, tek tek saymak istemiyorum. Örneğin Parti Meclisinde 50 kişi var ne tesadüftür 26’sı yine aynı.

Gelelim Belediye Başkanlarına İzmir Çiğli Belediye Başkanı Tuncelili. İstanbul Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç Tuncelili. Nereden geldi Almayadan, Almanya’da alevi derneği başkanlığı yapmış. Atama ile geldi Belediye Başkanı oldu. Maltepe’yi bilir m bilmez, sorunlarını bilir mi bilmez ama oldu. Eee o oradan geldi bizlerde de burada bekleyelim. Biz buralarda mücadele edelim, çalışalım 30 yıl, 40 yıl neyse, birileri de atamayla gelsin.

Siyasi ahlak

Sayın Kılıçdaroğlu’na soruyorum. Demokrasiden bahsediyorsun, parti içerisinde yıllarca mücadele vermiş, gençlik kollarından gelen yüzlerce insan dururken, kendi köyünden, kendi şehrinden, kendi milliyetinden ve kendi ırkından insanlar atamak demokrasinin neresinde var, hangisinde var?

Sonra diyorsun ki biz Türkiye’de kadınlara en çok şans veren partiyiz, yalan söylüyorsun. CHP’nin Bayan kotası %33 kullanılan %12. Sonra Siyasette şöyle bir gerçek var, sporcu olarak yetiştiğim için yenildiğim zaman rakibimi kutlamasını bilirim, nezakettendir spor ahlakına yakışır. Siyasette de bir ahlak var, rakibini kutlamak gibi tebrik etmek gibi, doğruyu söylemek gibi. Ayrıca doğru olmayanı da eleştirmek gibi bir hakka sahip herkes.

Asıl diktatör sensin

Sen çıkıyorsun Tayyip Erdoğan’ı eleştiriyorsun, diyorsun ki Tayyip Erdoğan diktatör. Yahu Tayyip Erdoğan bari kazanıyor da diktatörlük yapıyor o zaman sana karşı. Bir seçmen var, seveni var. Ama sen girdiğin her seçimi kaybediyorsun. Yine o koltukta oturuyorsun, yine bize şans vermiyorsun yine kapı açmıyorsun. Yahu o mu diktatör sen misin diktatör? O kazandığı için orada bari sen ne kazanıyorsun da oradasın? Ama yok o diktatör! Sen de diktatörsün o zaman kusura bakma.

Halk Partisi ama Halkın içinde değil

Partimizin adı nedir Cumhuriyet Halk Partisi. Peki, siz hiç halkın içinde CHP’li gördünüz mü? Göremezsiniz. Gidin bir Belediye Başkanına ulaşmaya çalışın bakalım ulaşabilir misiniz, ulaşamazsınız. Hepsi beyaz deri koltuklarında, ikinci çekmecelerinde Küba’dan purolar, akşam o şehrin en lüks restoranına git bak Belediye Başkanı ve yanındakiler oturur. Halkın arasında asla göremezsiniz. Ben görmedim, 50 yaşındayım, 10 yıldır da teşkilatın içerisindeyim o yüzden sizde göremezsiniz.

Erdoğan’a düşmansın diye Amerika’ya dost olamazsın

Düşmanımın düşmanı dostumdur ilkesi ile Siyaset telkin edemezsiniz. Amerika’ya karşı son yapılan Siyasi yaptırımlarda, ekonomik yaptırımlarda Amerika bize düşmanca bir tavır içerisinde olmuş mudur, olmuştur. Sen Tayyip Erdoğan’a düşmansın diye Amerika ile dost olamazsın. Sen ölsen de bu memleketin Cumhurbaşkanı bana bir Amerikalından bin kere daha adamdır, bir milyon kere daha benimdir kardeşim. Ben asla Amerikalıya karşı, asla İsrailliye karşı, asla fetöcüye karşı, asla ve asla Cumhurbaşkanımı kötülemem. Sevmeyebilirim, eleştirebilirim ve en çok eleştirenlerden birisi de benim ama yaptığı doğruları da söyleyeceksin.

Muhalefet etmek doğruyu inkâr etmek değildir

Yaptığı köprüyü söyle, yaptığı hastaneyi söyle. Örneğin statlara gidiyorduk ne zaman üzerimize çökecek diye korkuyorduk, adam memleketin her tarafına statlar yaptı. Hastaneler yaptı, tüneller yaptı, metrolar yaptı. Örneğin eskiden hastanelere ambulans bulup gidemiyorduk şimdi köylere ambulans ile doktorlar gidiyor. Eee bunları yaptı bu adam, söyle işte Allah razı olsun de, bunları iyi yaptın de. Ama senin yapamadıklarında şunlar bizde bunları yapacağız de. Muhalefet olmak yapılan doğruyu da inkâr etmek değildir. Biz senin doğruya da yalan demenden bıktık artık sayın genel başkan.

Bu demokrasi, bu adalet, bu insan hakları dediğiniz şeyi biz Cumhuriyet Halk Partisinde bize karşı göremiyoruz. Ankara’dan İstanbul’a yürüdün ama maalesef sadece yürümüşsün, senin hiç demokrasi ve adalet anlayışın yokmuş sayın genel başkan çok özür diyorum, yapı bu.

CHP’nin Gizli Genel Başkanı

Bakın iddia ediyorum, CHP’nin Gizli Genel Başkanı Doğan Taşdelen’dir. Çankaya Belediye Başkanı’nın Babasıdır. Çankaya Belediye Başkanı’nın yeğeni Gürsel Erol Milletvekilidir ve Gürsel Erol gibi her yıl bu Partide en az 40 kontenjanı vardır. Türkiye’nin her yerinde ona biat eden Milletvekillerini Meclis’e getirir. Örneğin Kemal Kılıçdaroğlu iki kez istifa etmiştir seçimlerde, tutup elinden geri getirmiştir, daha işimiz bitmedi yolumuz var deyip Kemal Kılıçdaroğlu’nu oturtup CHP’ye ihanet etmiştir. Kemal Kılıçdaroğlu’da buna çanak tutmuş, Türkiye’deki sol hareketi, inançlı iyi  niyetli insanları küstürmüştür.

Atatürk gelse kazanamaz

Bakın kurultayda Muharrem İnce aday oldu ve kazanamadı değil mi. Muharrem İnce değil Rahmetli Atatürk kalksın, bu şartlarda gelsin, o kongre salonuna girsin yemin ediyorum, vallahi de kazanamaz, billahi de kazanamaz. CHP Atatürk’ün İlke ve İnkılaplarından, Atatürk’ün Demokrasi anlayışından, Atatürk’ün inanç ve fikir özgürlüğünden yolunu ayırmıştır.

CHP için değil kendi iktidarları için kamp kurdular

Sizlere bir örnek vereyim. Doğu veya Güneydoğuda 1 veya 2 Milletvekili çıkartıyoruz ama Doğu ve Güneydoğudan 300 tane Milletvekili geliyor, Kurultayda o sandığa oyunu koyuyor. Bugüne kadar Doğu ve Güneydoğuya bir kere bile reklam kampanyasına gitmeyen Belediye Başkanları, Başkan Yardımcıları var onların da isimlerini açıklayacağım günü geldiğinde, Doğu ve Güneydoğuya gidip Kurultay delegelerinin kimini parayla, kimini yedirip içirmeyle, kimini baskıyla, kimini vaad ile ikna edip oy attırmışlardır. CHP’nin iktidarı için Doğu ve Güneydoğuya gitmeyenler kendi iktidarları için Doğu ve Güneydoğuda 15 gün kamp kurup delegelere baskı yapmıştır. Muharrem İnce için mi diyorum bunları, hayır. CHP’nin içerisindeki çarpıklığı anlatmak için, Belediye Başkanlarının koltuklarını korumak adına yaptıklarını anlatmak için söylüyorum. Genel Başkan nasıl kendi koltuğunu koruyorsa, oradaki Belediye Başkanlarımızda gizli gizli gidip Doğu ve Güneydoğuya elemanlarını gönderip yardımcılarını gönderip delege çalışmaları yaptılar. Bu çalışmaları iktidar için yapsalardı da iktidar olsaydık ne olurdu? Yok, olmaz, ama kendileri için yaptılar bunu.

Bingöl kimi koyarsa sandıktan o çıkar

Genel Başkan Yarımcımız Tekin Bingöl var, Teşkilatlardan sorumlu. Tekin Bingöl istemeden CHP’de hiç kimse seçim kazanamaz. Çünkü Doğu ve Güneydoğu’dan gelen 250-300 delegenin hepsi Tekin Bingöl’ün cebindendir. Sandığa kimi koyarsa sandıktan o çıkar. İşte CHP’nin demokrasisi bu.

CHP’nin yeni hedefi

Şimdi yeni bir hedef var CHP’de. Yeni hedef şu, İzmir’de bugüne kadar alevi bir Milletvekili yâda bir parti üyesi Belediye Başkanı olamadı. CHP’nin hükmet olmaktan, Belediye seçimlerini kazanmaktan daha büyük bir hedefi var, bu hedef sadece ve sadece Tuncay Özkan’ı İzmir’e Belediye Başkanı yapmak. Nerelidir Tuncay Özkan? Nerelidir ne menşeilidir bir bakın bakalım. Ama şimdi bütün hedef onu İzmir’e Belediye Başkanı yapmaktır. Eskişehir’e dokunamıyorlar bir tek Eskişehir çünkü düzgün yönetiliyor. Eskişehir dışındaki her yerdeki kimyayı kendilerine uygun hale getirmeye çalışıyorlar.

%25 Oy alma sebebi Atatürk’ün yadigârıdır

Bakıyorsunuz CHP Sporda yok, sanata yok, siyasete yok sendikada yok, oda seçiminde yok, halkın arasında yok, çarşıda pazarda yok. Eee bu Halk Partisi. Bu Halk Partisi falan değil, Emekliler Partisi haline getirilmiş. Koltuklarında oturuyorlar, emekliliklerini yaşıyorlar, gençlere yol yok, gençlere siyaset şansı yok. Göstermelik birkaç kişiyi koyuyorlar, %33 kadın kotası var diyorlar %12 kullanıyorlar. Her yerden her şeyi doğraya doğraya CHP’ni bugünkü hale getirdiler. CHP’nin %25 oy almasının tek sebebi nedir biliyor musunuz, bu insanların CHP’yi Atatürk’ün yadigârı görüp elleri bu gördükleri yanlışlara rağmen başka yere gitmeyip oy attıklarından bunlar orada saltanat sürüyorlar. Bu miras Atatürk mirasıdır, Atatürk’ün mirasını 65 senedir yiye yiye bitiremediler. 230 tane Belediye var bu mirasta yeter onlara.

Masadan sokağa inemedik

Türkiye Cumhuriyetine iktidar olmak gibi hükûmet olmak gibi asla bir gayeleri yok ben bunu gördüm. Bakın Spor politikaları oluşturmak adına bir kurul kuruldu, spor üst kurulu diye. Beni de bu kurula aldılar, gittik 1,5 yıl çalıştık. 1,5 yıl bu kurul bir çocuğun sırtına bir garibin sırtına bir forma giydiremedi bir ayakkabı alamadı, varoşlardaki çocuklara ulaşamadık. Gittik şehirlerde toplantılar yaptık, yemekler yedik, halaylar çektik, salonlarda göstermelik sporlar yaptık yedik içtik döndük. Çıktım kürsüye yazık oluyor dedim, yapmayın dedim, halka inelim, sahalara inelim insanlara ulaşalım, gariplere çanta olalım, ayakkabı olalım dedim yok abi indiremedik. Masadan sahaya sokağa inemediler. En sonunda dedim ki ben daha bu yeme içme kurulu içerisinde baktım yemekten içmekten karaciğer yağlanması olacağız yeter artık ben istifa ediyorum ve bu kuruldan ayrılıyorum, bu kurul asla bir spor kurulu falan değil diyerek istifa ettim.

Cemaat Partisi haline geldi

CHP’nin artık Türkiye’nin Partisi olma, Türkiye’ye hizmet etme gibi bir hayali, bir amacı yoktur. CHP’nin bu yapısının içerisinde artık olamayacağımı, bu yapı içerisinde daha fazla kalamayacağımı, bunların asla memleket yönetmek, iktidar olmak gibi bir hayallerinin olmadığını, her yerde rahat yaşamak ve aldıkları 230 Belediye ile yetinerek küçük olsun benim osun düşüncelerine ve partiyi artık Cemaat Partisi gibi belirli kültürün, insanların partisi haline getirdiler. Biz eskiden beyazlardık, siyahların haklarını savunurduk, ezilenlerin haklarını savunur onlarla mücadele ederdik, şimdi yer değiştirdik biz Kızılderililer olduk, siyahlar olduk onlar beyazlar oldu ve bizi yönetiyorlar, biz hiçbir kurulda yer alamıyoruz, almamızda mümkün görünmüyor.

Bu yapı değişmedikçe içerisinde olmayacağım

Atatürk’ün mirası denen, bana Babamdan ve Annemden miras kalan CHP’nin artık içinde olamayacağımı, bu üstteki çürük yapı değişmediği sürece CHP ile hiçbir bağımın olmayacağını herkes bilsin. Bu anlamda Hendek’te bana oy vermiş herkese hakkımı helal ediyorum, onlarda bana haklarını helal etsinler.  İlçe ve İl yönetimimiz ile hiçbir sorunum yok. Onlar iyi niyetli CHP’li insanlar, iyi niyetle mücadele ediyorlar ama yukarıdaki bu siyasetten haberleri yok, olsa da konduramıyorlar, yakıştıramıyorlar, söyleyemiyorlar, dilleri varmıyor. O yüzden İl Yönetimimize ve İlçe Yönetimimizdeki herkese teşekkür ediyorum.

Merak edilen soruları cevapladı

CHP’nin yerel seçimlerde ithal Aday arayışı içerisine girmesini ne şekilde yorumluyorsunuz?

Son derece yanlıştır, bunun karşılığını daha önce almıştır. Dışarıdan adalar getirdiklerinde aldıkları oy oranları ortadadır. Ben onlardan daha Hendekli değilim ama burada yaşıyor olmamdan dolayı 8200 oy aldım. Bakın Belediye Başkanlığı seçimlerinde aldığımız oylara 2500, 3000, son seçimde aldığımız oy 4000, neden çünkü insanları küstürdüler. Dışarıdan ithal Aday olmuyor, olmaz. Sokakta yürüyen, burada esnaflık yapmış, burada büyüklük yapmış, burada siyasi erkânda bulunmuş biri olmadığı sürece olmayacak. En kötüsü olsun ama buranın insanı olsun.

Yaklaşan yerel seçimlerde CHP iddialı olabilir mi?

Seçime 2 ay kala sahaya çıkarak hiçbir yerde seçim kazanılmaz. Bugün bir futbol takımı bile 2 ay hazırlık kampı geçiriyor. Koca CHP Hendek’te Belediye Başkanı çıkaracaksa 2 yıl 3 yıl mücadele etmeli, kurullarını ona göre kurmalı. CHP’nin böyle bir hazırlığı, böyle bir gücü ve böyle bir misyonu yok.

CHP’nin Hendek’te ittifak olayı söz konusu olur mu?

Benim hayatta kabullenmediğim şeyler var. CHP’liler dönem dönem HDP’yi meclise sokmak için oy vermişlerdir. İyi Parti’ye de bu dönem Milletvekilliğinde oy verdiler. Ben bunu asla içime sindirmedim hiçbir zaman, hiçbir zamanda sindirmeyeceğim. Ben Partiliysem Partime oy veririm, başka hesaplar içerisine girmem. Bu hesaplar CHP’yi bugünkü durumuna düşürdü zaten. HDP ile ortaklık, İyi Parti ile ortaklık. CHP hiç kimse ile ortaklık yapmayacak gücü kendisinde görmüyorsa bıraksınlar oradan aşağıya indirsinler kendilerini. Böyle bir koalisyon olmaz, siz hiçbir zaman güven telkin edemezsiniz. Onun desteği ile bunun desteği ile bu iş olmaz, olmayacak göreceksiniz bugüne kadar da olmadı.

Açıklamalarınızı ne kadar muhatap alacaklarınızı düşünüyorsunuz?

Beni ne kadar muhatap alırlar bilmiyorum. Ben Hendek’te bir siyasi arenaya çıktım, insanlardan oy istedim, birebir ilişkilere girdim. Burada bana oy veren, bana sahip çıkan insanların bilmesini istediğim için bu açıklamaları yaptım. Bir yerden ses gelsin yâda bir yerlere gitsin diye bir amacım yok. Ben Hendek’e karşı sorumluyum, bölgeme karşı sorumluyum, beni burası ilgilendiriyor. Onlar bunlardan bir şeyler alırlar yâda almazlar onların sorunu ama iyi bilsinler ki benim düşündüklerimi CHP’ye oy veren insanların %99’u düşünüyor. Sadece Atatürk’e olan bağlılıklarından oy veriyorlar onlarda bu ekmeği yiyorlar. Yahu CHP’nin dibine ışık verdiğini hangi Belediyede gördünüz?

Partililere söylemek istediğiniz bir şeyler var mı?

Bir kere o koltuklarından acilen Gençlere güvenip inmeleri gerekiyor. Emekli insanlarla siyaset yapmamaları, halkın içinde aktif yaşayan insanlar ile siyaset yapmaları gerekiyor. Emekli olmuş, artık gönül bağını kopartamamış insanların oy sandığında partili olması gerekiyor. Bu koltukları makamlara gençlere, insanların inanacağı güzel vitrinlere ve yüzlere teslim etmeleri gerekiyor. Ve uzun vadeli, uzun soluklu çalışmaları gerekiyor. Bu yapıyla, emekli yapısıyla olmuyor, olmadı ve olmayacak. Sakarya’daki teşkilatların %80’iemekli öğretmenlerdir. Emekli Öğretmenler ile siyasette ne kadar gidebilirsin işte buraya kadar gidebilirsin.

Son olarak eklemek istedikleriniz?

Bizim insanlarımız yiyecek içecek, rahat siyaset yapacak, kimseyi tanımayacak, kimsenin birebir işini görmeyecek, hep Büyükşehir siyaseti yapacaklar, yani insanların seçmenini tanımadığı yerde siyaset yapacaklar. Tanındıkları yerde zaten yoklar. Bakalım listelere, her şeyi listeler söylüyor. Bu kadar tek taraflı bir Meclis seçilir mi? Bu kadar tek taraflı bir Parti olur mu? Bu kadar tek adam Partisi olur mu?

Tayyip Erdoğan’ı sen neden eleştiriyorsun. Sen ilk önce kendini eleştir, tek adamın alası sensin. Kral gibisin. Yanaşamazsın, ulaşamazsın. Kemal Kılıçdaroğlu sizin tanıdığınız gibi öyle çok mütevazı bir halk adamı değildir. Son derece kuralları olan, son derece katı, herkes kendisine yaklaştırmayan, bir ekip üzerinde yaşayan bir adamdır.

Örneğin, benim aday olduğum dönemde Sakarya’da miting var, kadınlar bekliyorlar, Genel Başkan ile resim çektirecekler. Otobüsün kapısı açıldı söylediği ilk söz bu kadınların burada ne işi var? Yanına giderek Sayın Genel Başkanım sizi bekliyorlar uzun süredir yapmayın falan deyince de ya ne işim var ben bunlarla mı uğraşacağım açılın beni neden bunlarla muhatap ediyorsunuz diyor. Ya kadınlar sabahtan beri seni bekliyor orada Genel Başkan. Ne olur yani merhaba desen, ellerini sıksan? Yani çok farklı tavırlar sergileyen bir insan. Kendi seçmenine sabrı olmayan bir insanın memlekete sabrı olur mu?

Kısacası ben kendi yaşadıklarımı daha fazla anlatmayayım diyen Bal, gerçekten çok farklı şeyler var. Bu seferde Partisini falan diyecekler, bu anlattıklarım şu anlık yeterli diyerek sözlerine son verdi.