SAÜ Hendek Eğitim Fakültesi Matematik ve Zeka Oyunları kulübü öğrencileri “Bir Türk Bayramıdır Nevruz” konulu konferans düzenledi.

Hendek Eğitim Fakültesi Konferans salonunda düzenlenen Konferansa konuşmacı olarak Ali Fuat Cebesoy Meslek Yüksek Okulu Öğretim görevlisi Kartal Türk katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal marşının okunmasının ardından katılımın yoğun olduğu “Bir Türk Bayramıdır Nevruz” konulu konferansta Öğretim Görevlisi Kartal Türk Nevruz Bayramının tarihini öğrencilere anlattı.

TÜRK KÜLTÜRÜNDE NEVRUZ GELENEĞİ

Öğretim Görevlisi Kartal Türk yaptığı konuşmasında “Nevruz Bayramı, Türk Milleti’nin yüzyıllar ötesinden devam edip gelen geleneksel bayramlarından biridir.Nevruz Bayramı, Türk Milli Kültürü’nde baharın müjdecisi, gece ile gündüzün eşit olduğu ve tabiatın en adaletli günü olarak kabul edilir. Türkler’in yaşadığı en uzak bölgelerde dahi 21 Mart, Nevruz Bayramı olarak çeşitli yöresel etkinliklerle kutlanır.

Tabiat ile iç içe, kucak kucağa yaşayan, toprağı “ana” olarak vasıflandıran Türk Düşünce Sisteminde “Baharın gelişi” elbetteki önemli bir yere sahip olacaktı.

Türkler’de çok eskiden beri baharın gelişi, tabiatın canlanışı, destanlarda masallarda, türkülerde şiirlerde, aşıkların kopuzlarında terennüm edilir ve bahardan coşkunlukla söz edilirdi. Baharın gelişi; suların çoğalması, dünyanın nefesinin ısınması yani havaların ısınması, türlü çiçeklerin açılması, yeryüzüne yemyeşil bir ipek kumaşın serilmesi, hayvanların çoğalması olarak yorumlanmaktadır.

Türk topluluklarında Nevruz geleneği yaygındır. Türkler, Nevruz’u “Nevruz-ı Sultani”, Sultan Nevruz” veya Orta Asya Türk topluluklarında görüldüğü üzere “Sultan Navrız” olarak kutlamaktadırlar. Türkler’de Nevruz’la ilgili görülen rivayetlerin en önemlisi bu günün bir kurtuluş günü olarak kabul edilmesidir. Bu bakımdan bu gün Ergenekon veya Bozkurt Bayramı olarak kabul edilmektedir.

Ergenekon Destanı’na göre düşmanları Türkleri bir hile ile yenerler ve çoğunluğu öldürülür yada tutsak düşer. Kurtulanlar kimsenin bilmediği dağlık ,verimli bir yer olan Ergenekon’a gelirler. Zamanla nüfusları çoğalınca buradan çıkmak istediklerinde etrafın demir dağlarla çevrili olduğu görülür. Bunun için büyük ateşler yakıp dağları eritirler ve tekrar eski yurtlarına dönerler. İşte Türk Kültürüne göre Nevruz , takvim başlangıcı olan Ergenekon’dan çıkış günüdür. Bu adet Türkler’de ki demirciliğin milli sanat olması ve demir kültü ile açıklanabilir. İşte Türk Kültürüne göre Nevruz, takvim başlangıcı olan Ergenekon’dan çıkış günüdür” dedi.
Türk son olarak “Türk devleti vizyon sahibi olmalıdır.Türklerin kızıl elma vizyonu bu gün nizam ı alemdir.Allah’ın buyruğunu Türk sancağı eşliğinde dünyaya yayma ve türkün adaletini yeniden dünyaya taşıması gerekmektedir.Türk gençliği Türk töresini , Türk dünyasını yeniden keşfetmelidir.ülkemizin geleceği Avrupa birliğinde değil Türk birliğindedir şeklinde konuşmasını tamamladı.