Sakarya Büyükşehir Belediye başkanlığına aday adayı olmayacağını söyleyen Hendek Belediye Başkanı Ali İnci, “Ben bu güne kadar hep Başbakan’ın talimatlarına uydum, bundan sonra da uyacağım. Kendisi seçim zamanı gereği neyse yapacaktır” dedi

 

BAŞBAKAN BENİ ARADI

Büyükşehir Belediye başkanlığı için 2 dönem üst üste aday adayı oldunuz. Parti içi temayül yoklamalarından birinci çıktınız. İl genelinde yapılan anketlerde vatandaşların Büyükşehir için tercihi daima siz oldunuz. Hendek'te olağanüstü işler başardınız. Tüm bunlara rağmen Başbakan sizi Büyükşehir'e aday göstermedi. Bunun nedenini sordunuz mu kendisine?

Başbakanımız beni aday yapmadığı zaman sağ olsun aradı ve kendisiyle konuştuk. Başbakanımıza, “Size karşı yaptığım bir hata veya kusur varsa söyleyin düzelteyim. Düzeltilemeyecek bir kusurum varsa bırakın uzaklaşayım. Bugün Ali Büyükşehir adayı yapılmadığı için kırgın diyorsanız ebedi âlemde hakkımı alırım” dedim. Başbakanımız, “Ali, ama yanlış ama doğru, bir istişare neticesinde verdiğimiz bir karardır bu” dedi. Şimdi burada açıklayamayacağım başka şeyler de söyledi, gelecekle alakalı farklı yorumlarda da bulundu. Ancak bunları paylaşmam doğru olmaz. Dünya lideridir kendisi, ileride ne yapacağına bakacağız.

 

BÜYÜKŞEHİR’E MÜRACAAT ETMEM

Bu dönemki tavrınız ne olacak? Büyükşehir Belediyesi için mi yoksa Hendek Belediye başkanlığı için mi başvuruda bulunacaksınız?

Sakarya Büyükşehir Belediye başkan adaylığına bir daha müracaat etmem söz konusu değil. Ancak biz bunu söylerken katı bir üslupla söylemiyoruz. Biz her zaman başbakanımızın bizimle ilgili kararlarına uyduk. Bundan sonra da uymaya devam edeceğiz.

 

BİRİLERİ BOŞA HEVESLENMESİN

Son zamanlarda Başbakan’la aranızın açık olduğu söyleniyor. Kendisinin Arifiye’deki programına da katılmadınız. İpler kopuyor mu?

Bunları nereden çıkarıyorsunuz? Böyle bir şey yok. Sakarya’da yapılan programla alakalı Büyükşehir Belediyesi de, il yönetimi de hiçbir ilçe belediyesine yazı göndermedi. Programın sınırlı olduğunu, askeri bir olay olduğunu ve belediye başkanlarının davetli olmadığını söylediler. İl başkanı bize program vermeliydi gitmemiz için. Birileri heves ediyorsa bilemem ama ne Başbakan’ın benimle, ne de benim kendisiyle bir problemimiz olamaz.

 

BAŞKA YOLLARA SAPMAYIZ

Popüler, sevilen ve de başarılı bir siyasetçi olduğunuz için isminiz diğer partilerle de anılıyor. AKP'nin Büyükşehir'e aday göstermemesi halinde MHP, CHP, Saadet gibi partilerden aday olabileceğiniz, hatta bağımsız olarak şansınızı deneyebileceğiniz gibi varsayımlar üretiliyor. Diğer partilerin tekliflerini açık mısınız, bağımsız Büyükşehir adayı olma ihtimaliniz var mı?

Ben Hendek Belediye başkanlığına aday olacağımı, Büyükşehir’i düşünmediğimi daha önce de ifade ettim. Biz Başbakanımızın talimatı neyse gereğini yaparız. Bizim Hendek’le ilgili büyük projelerimiz var. Başbakanımız neyi takdir edecek, neye karar verecek ona bakacağız. Belki Hendek’e de aday yapmayabilir bizi. 2009’da teşkilatta, halkta, her yerde birinci çıkmamıza rağmen Büyükşehir adayı yapılmadığımızda da birileri çok farklı şeyler söyledi. Doğrudur; o dönem Ali İnci kırılmıştır, arabanın lastiği patlamıştır. Ama bu lastiğin yamasını yapar, havasını basar, otoyolda yolumuza devam ederiz. Geri dönmeyiz, başka yola da sapmayız. Biz aynı yerdeyiz.

 

CEMAL KAMACI HAKLI

AKP Kurucular Kurulu Üyesi Cemal Kamacı, sizin için, "İstanbul'a bile başkanlık yapabilecek kapasitede. Ancak bazı zaafları var. Örneğin, 'Hep ben, hep ben' diyor. Biraz da 'biz' demesini öğrenmeli" yorumunda bulunmuştu. Nasıl değerlendiriyorsunuz kendisinin bu yorumunu?

Cemal Ağabey çok doğru söylüyor ama kendisi de çok kullanır “ben” kelimesini. Çünkü o da ferdi sporcudur, ben de ferdi sporcuyum; biz takım sporu yapmadık. Ama siyasette baktığımız zaman seçim beyannamemizin 1. sayfasında “Gelin Hendek’i birlikte yönetelim” diyerek yola çıktık. İcraatta Ali İnci her zaman “biz”i yapıyor. Herkesin fikrini alarak, geniş kesimlerle koordine olarak, ortak çalışmayı seven bir insanım. “Ben” kelimesini konuşmamdan ve bize has kültürden kaynaklı olarak fazla kullanıyor olabilirim. Ayrıca toplumda biri, “Şu işi yapacak adam var mı” diye sorarsa da “ben” diyen insanlardan olurum. Cemal ağabey bunu da iyi bilir.

 

TAKDİR HALKIMIZINDIR

Büyükşehir Belediyesi'nin çalışmalarını ve Zeki Toçoğlu'nun performansını nasıl buluyorsunuz?

Bu konuda yorum yapmak istemiyorum. Halkın takdiridir. Halk da görüyor, millet de görüyor. Biz hiçbir şey söyleyemeyiz bu konuda.

 

 

 

PARTİ İÇİ

MUHALİF DEĞİLİM

 

Sizi genelde Milletvekili Şaban Dişli ve Adapazarı Belediye Başkanı Süleyman Dişli ile birlikte görüyoruz. Kongre zamanlarında da birlikte hareket ediyorsunuz. Büyükşehir Meclis toplantılarına katılmıyorsunuz, Zeki Toçoğlu'nun ve de il başkanının yanında da pek sık göremiyoruz sizi. Bu gibi örneklerden hareketle sizi parti içi muhalif olarak isimlendirebilir miyiz?

Bizleri gruplaştırmak, muhalif gibi yorumlarda bulunmak doğru değil. Büyükşehir’le alakalı bir işte çağrıldığım zaman, talep olduğunda var olduğumu belirtiyorum. Zeki Toçoğlu da bizim ağabeyimizdir, aramızda bir sorun kesinlikle yok. Her gün çok sayıda insanla görüşmem oluyor, kendi ilçemin işlerine bile yeterince vakit bulamıyorum. Şaban Dişli ile çok iyi bir arkadaşlığımız var ancak siyasi bir çıkar veya birliktelik değil bu. Gerçekten değerli, parti içerisinde istifade edilmesi gereken insanlardan birisidir kendisi.

 

YAVUZ’A HAKKIMI

HELAL ETTİM

Milletvekili Ali İhsan Yavuz'la il başkan adayı olduğu dönemde çok ciddi kavgalar ettiniz. Daha sonra helalleştiniz mi kendisiyle?

Ben hakkımı ona önden helal ettim zaten. Bugün Ali İhsan Yavuz milletvekili olmuşsa bizim büyük katkımız vardır. Bu manada teşekkür etmesi lazım bize. Ali İhsan Yavuz merkez ilçe başkanlığına adayken, Aziz Duran ve arkadaşları da karşısındayken ben kendisini destekledim. İl başkan adaylığı döneminde de oyumu ona verecektim, daha önce de söylemiştim. kendi hataları oldu, yaptığı bazı konuşmalar oldu. Seçim döneminde yaşananlar geride kaldı. Biz de böylelikle 7 gün içinde bile seçim alabileceğimizi ispat etmiş olduk.

 

OYLARIMIZI DAİMA

YÜKSELTTİK BİZ

Genelde belediyelerde AK Parti'nin oyu belediye başkanlarının oyundan fazla çıkıyor. Hendek'te de bu durum geçerli mi? Seçimi Tayyip Erdoğan mı kazandırıyor başkan adaylarına?

Benim ilçe başkanı olduğum 1989 seçimlerinde 728 olan Refah Partisi’nin oyunu 1991 seçimlerinde bin 400 oya çıkarttık. 1994’te ise oyumuz 2 bin 368 oldu. Arkasından 1995 seçimlerinde 3 bin 500 oy aldık. 1999 seçimlerinde 4 bin 45 oyla belediye başkanı seçildim. Bu güne kadar hep arttı oylarımız. Son milletvekili seçimlerinde aldığımız oy yüzde 62’dir, gelecek seçimlerde hedefimiz ise yüzde 80’dir. Milletvekili seçimlerinde aldığımız oyu yerel seçimlerde, yerel seçimlerde aldığımız oyu da takip eden genel seçimlerde geçtik. Daima oyumuzu katlayarak geldik biz bu günlere. Ali İnci demek AK Parti demek, AK Parti demek Ali İnci demektir. Biz AK Parti’yle özdeşleşmişiz artık. Millet de bunu böyle bilmekte ve bizi böyle sevmektedir. Biz oyları aşağı çeken değil, yukarı çıkaran olduk her zaman.

 

MİLLETVEKİLLİĞİNİ

DÜŞÜNEBİLİRİM

 

İsminiz zaman zaman milletvekili adaylığı için de geçiyor. İlerisi için böyle bir düşünceniz var mı?

Siyaset hizmet etmek ve yükselmek için yapılır. Böyle bir şey yok dememiz mümkün değil. Önümüzdeki dönem belediye başkanlığında 3 dönemimiz doluyor. Bundan sonra bir tarafa geçiş yapacağız haliyle.

 

HENDEK ÇOCUKLARIMIZIN EMANETİ

Hali vakti yerinde, paraya pula ihtiyacı olmayan bir insansınız. Niye uğraşıyorsunuz bu işlerle? Siyaset yapmak yerine torun sevmek gelmiyor mu içinizden?

Bir yaşamak için yemek var, bir de yemek için yaşamak var. Ben yaşamak için yiyenlerdenim, yemek için yaşayanlardan değil. Başbakanımızın da sıklıkla kullandığı güzel bir söz var: Eşek ölür kalır semeri, insan olur kalır eseri. Biz inşallah öldükten sonra bıraktığımız eserlerle anılacağız. İnsanlarımızın hayır duasını almanın gayretindeyiz. Biz Hendek’i dedelerimizden miras değil çocuklarımızın emaneti olarak görüyoruz. Emanete hıyanet etmek var mı? Biz gelecek nesillere bize bin yıl dua edecek eserler bırakmak istiyoruz. Örneğin merkezde yaptırdığımız 5 bin kişilik cami bin yıl, Bayraktepe 500 yıl, Selman Dede 500 yıl gidecek işlerdir. Biz insanlara ne bırakabiliriz, onun derdindeyiz.