Açba, yaptığı basın açıklamasında, “15 Temmuz ile birlikte 14 Temmuz’a kadar olan hukuksuzluğu, adaletsizliği, yolsuzluk gibi gerçekleri unutturmaya çalışmak doğru değil” ifadelerini kullandı.

Serdivan Medeniyet Bulvarı üzerinde bulunan kafeteryada basın mensuplarıyla bir araya gelen Milliyetçi Hareket Partisi Milletvekili Zihni Açba’ya, İl Başkanı Levent Bülbül ve İl Yönetimi de eşlik ederken düzenlenen kahvaltı öncesi Açba ve Bülbül programa katılan basın mensuplarıyla sohbet etti. Programın açılışında kısa bir basın açıklaması yapan Milletvekili Zihni Açba, “15 Temmuz 2016 günü ülkemizde yaşananların, bir takım siyasi mülahazalardan uzak ve sağlıklı bir yaklaşımla değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Gerçekleştirilen darbe girişiminin siyasetin ötesinde olduğunu belirten Milletvekili Zihni Açba, “Bizim kanaatimize göre 15 Temmuz 2016 günü Türk Silahlı kuvvetlerinin komuta kademelerine kadar sızmış ve silahlı kuvvetler bünyesinde örgütlenmiş olan bir ihanet çetesinin kalkıştığı eylem, sadece siyasi iktidarı devirerek hükümet değişikliğini hedefleyen bir darbe girişim olarak asla değerlendirilemez. Bu kalkışma başlangıcından sonuna kadar, başarılı olsalar da olmasalar da siyaset kurumunun çok, çok ötesinde; Türkiye Cumhuriyeti devletini ve Türk Silahlı Kuvvetlerini itibar zafiyetine düşürmeyi amaçlayan bir terörist saldırı ve ihanet hamlesidir” 

15 Temmuz sonrası 14 Temmuz’a kadar ülkede yaşananların unutturulmak istenmesinin doğru olmadığını belirten Açba, “Bu ihanet hamlesi; 250 demokrasi şehidi ve 1500 yaralı Türk vatandaşının yanı sıra, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin uluslararası görüntüsünde büyük itibar kaybına sebep olmuştur. Ancak, halkımızın darbelere karşı hafızasındaki birikim ve bu tip hareketlere karşı duruşunu netleştirmesi açısından ise demokratik bir kazanım olarak önem arz etmektedir. Yaşanan bu müessir olaydan ders çıkarması gereken siyaset kurumunun, 14 Temmuz itibariyle ülkemizde var olan hukuksuzluğu, adaletsizliği yolsuzluğu, adam kayırma, rant devşirme gibi çirkin gerçekleri, 15 Temmuz sonrasında yok saymaya ve unutturmaya çalışması tarafımızca doğru bulunmamaktadır. 15 Temmuz ihanet girişimi sonrasında; içerisinde bulunulan şartlar gereği Elzem olan Ohal kararının ardından, iktidarın adeta ne yaptığını bilmez bir halde büyük bir panik içerisinde gerçekleştirdiği bir takım uygulamaların da kabulü asla mümkün değildir. Şöyle ki; hiçbir hukuki mesnete dayandırmaksızın, 15 Temmuz 2016 sabahına kadar meşru sayılan Devletin resmi kurumlarının bilgi ve denetimi altında faaliyet gösteren okullarda çocukları okuyor diye insanların ‘Hain’ damgası ile açığa alınmaları, memuriyetten men edilmeleri ve tutuklanmaları asla kabul edilemez” dedi.

Sadece okullarda çocuğu okuyanların hain ilan edilmesinin arkasında duran siyasilerinde çocuklarının hangi okullardan mezun olduklarını açıklamak zorunda olduğunu ifade eden Açba, “Bugün hain yuvası olarak değerlendirilen bu okulların, bizzat siyasi iktidar mensurları tarafından yıllarca kutsanarak yüceltildiği bilinen bir gerçektir. Geçmişte güç ve iktidar sahiplerinin koro halinde kutsayıp yücelttikleri bu okullara sadece bu yönlendirmelerin etkisinde kalarak çocuklarını göndermenin dışında suç teşkil edecek hiçbir fiili olmayan insanların mağduriyetine rıza gösterilemez. Eğer bu fiil başlı başına bir suç teşkil ediyor ise; Bugün hükmetme makamında oturan birçok kimsenin oğullarının, kızlarının gelinlerinin veya damatlarının hangi okullardan okuyup mezun olduklarını Kamuoyuna açıklamak gibi bir zorunlulukları vardır” ifadelerini kullandı.

OHAL kapsamında kullanılan yetkilerin hukuku çiğnemesine izin verilmemesi gerektiğini ifade eden MHP Sakarya Milletvekili Zihni Açba, “Bu itibara; Olağanüstü halin sağladığı olağanüstü yetkileri kullanarak, olağandışı işler yapmaya kalkan herkes bilmelidir ki; Olağanüstü haller olağana döndüğünde bütün örtüler kalkar ve bütün hesaplar yeniden görülür. Bu süreçte hiçbir şekilde hukukun çiğnenmesine göz yumulmamalıdır. Hiçbir şekilde kurunun yanında yaşın da yanmasına seyirci kalınmamalıdır. Elbette devlet yapılanmamızın en küçük hücrelerine kadar yayılmış olan bu ihanet şebekesi temizlenmeli ve yok edilmelidir ancak; hainlerin ekmeğine yağ süreceğine, yanlış ve kanunsuz bir takım uygulamalarla, bir mazlumlar ve mağdurlar ordusu oluşmasına da asla yol açılmamalıdır” dedi.

Açba, “Milliyetçi Hareket Partisi olarak her fırsatta dile getirdiğimiz gibi; Adı ne olursa olsun her türlü terör ve ihanet oluşumuna karşı, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin vereceği mücadelenin ve sergileyeceği doğru tavrın, her zaman yanında olacağız. Ancak; İktidar ve yetki sahiplerinin atacakları her yanlış adım ve yapacakları her yanlış uygulamanın da takipçisi olacağımızın bilinmesini isteriz. Milliyetçi hareketçiler ve ülkücüler olarak, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da; Her nereden gelirse gelsin, hangi güç odağının güdümünde olursa olsun her türlü ihanet girişiminin karşısında olacağımızı, aziz milletimizin maruz bırakıldığı hiçbir acı, felaket ve hıyanetin, bir takım siyasi hesap ve beklentilerle istismarına ortak olmayacağımızı, büyük Türk milleti nezdinde bir kez daha beyan ve taahhüt ediyoruz” ifadelerine yer verdi.